Yılmaz 'dağ yine fare doğurdu'
05 Ocak 2022 - 12:42 - Güncelleme: 05 Ocak 2022 - 12:56
BASK Manisa İl temsilcisi Doğan Yılmaz Aralık ayı enflasyon oranınıyla ilgili yaptığı basın açıklamasında memur ve emeklilerinin aylıklarına 2021 yılı enflasyon kayıpları hariç yüzde 50 artış yapılması gerektiğini söyledi.Yılmaz'ın konuya ilişkin , açıklaması şöyle:
“Son iki aydan beri piyasa üzerindeki kontrolün kaybedildiği ortadadır.Kontrolsüz fiyat hareketleri dar gelirli ve ücretliler ile emeklilerin hayatlarını çekilmez hale getirmiştir. Memur ve emeklileri gelirlerinin sabit oluşu nedeni ile çaresiz durumdadır.
Döviz fiyatlarındaki ani yükseliş ve üçte bir oranındaki düşüşün kimleri zengin ettiği, kimin cebinden kimin cebine transfer edildiği bir yana yeni yıla girerken yapılan zamlar pandemi döneminde bile karşılaşmadığımız ölçüde memur ve emeklilerin cebine ateş düşürmüş, hayatlarını allak bullak etmiştir.
Memur ve emeklilerinin maaş ve aylıklarına yapılacak artışları düşürmek ve istatistik verilerine yansımasını önlemek için yılın ilk gününe kaydırılan zamlar 2022 yılını daha başlarken cehenneme çevirmiştir.
Ayın ilk günlerinde ürünlere zam yapıp ayın sonuna doğru unutulmasını sağlama alışkanlığını aybaşı yerine yılbaşına dönüştürerek insanımızı saf yerine koymanın alışkanlığa dönüşmesi insaf ve vicdan ölçülerini aşmıştır.
Memur ve emeklilerinin aylık ve maaşlarına yapılacak artışlarda, artık inandırıcılığını yitirmiş olsa da, TÜİK verileri kullanılmaktadır.
Hükumet TÜİK’in enflasyon verileri ile sahadaki gerçeklerin uyuşmadığını, TÜİK özelinde kamu kurumlarına duyulan güvenin kaybolduğunu, vatandaşın neden alternatif merkezlere yöneldiğini görmeli ve enflasyon oranlarının belirlenmesinde şeffaf bir yöntem izlenmesini sağlamalıdır.
ZAMLARI “YENİ TARİFE” GÖRMEK EMEK DÜŞMANLIĞIDIR
Yeni yılın ilk günüde yapılan zamları “yeni tarife” olarak kamuoyuna sunma kurnazlık değil emek ve ekmek düşmanlığıdır.Kredilerden, vergi aflarından ve akla hayale gelmez istisna ve muafiyetlerden dar ve sabit gelirlilere pay yoktur.
Devlet zaten vergileri bütçeyi hortumlayan faizcilerden değil, KDV ve ÖTV olarak dar ve sabit gelirlilerden almaktadır.Yılbaşında iğneden ipliğe her şey zamlanmasına rağmen bu zamların hiç biri TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranını etkilememiştir.3 Ocak günü açıklanan enflasyon oranı geride kalan dönemin enflasyon alacağını göstermektedir.
Bu nedenle memur ve emeklilerin maaş ve aylıklarına yapılacak artışlar sadece geride kalan yılın örtülü enflasyon oranına göre yapılmamalıdır.Ve yeni yılın zam yağmuru maalesef aylık ve maaşlardaki artışı etkilemeyecek, bu yüzden 2021 yılının enflasyon oranıyla belirlenen 2022 maaş artışları düşük kalacaktır.Üstelik bu oranlar Temmuz 2022 dönemine kadar da değişmeyecektir.
Memur ve emeklileri olarak bunu hak etmiyor ve kabul etmiyoruz.
DAĞ FARE DOĞURMUŞTUR
Türk-İş, yeni yıl zamlarından önce Aralık ayında yaptığı araştırmada 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 4.013 TL, yoksulluk sınırını ise 13.073 TL olarak belirlemiştir. Bağımsız araştırma kuruluşlarının tespitleri de bu civardadır.
TÜİK’e göre 2021 yılının ikinci altı ayında oluşan enflasyon alacağı % 22.06’dır.
Memur-Sen ve yancısı Kamu-Sen ile Hükumet arasında imzalanan “merdivenaltı toplu sözleşme” uyarınca Ocak ayında memur ve emeklilerine yapılacak % 5 oranındaki artışın da toplu sözleşmenin de hükmü kalmamıştır.
Yukarıdaki özetlemeye çalıştığımız şartlar çerçevesinde BASK olarak Pazartesi günü toplanan Bakanlar Kurulundan memur ve emekliler adına; 2021 yılı ikinci altı ayı enflasyon alacağı olan % 22.06 oranındaki enflasyon artışından sonra memur ve emeklilerinin maaş ve aylıklarına % 50 oranında EK ARTIŞ talep ettik.''
“Son iki aydan beri piyasa üzerindeki kontrolün kaybedildiği ortadadır.Kontrolsüz fiyat hareketleri dar gelirli ve ücretliler ile emeklilerin hayatlarını çekilmez hale getirmiştir. Memur ve emeklileri gelirlerinin sabit oluşu nedeni ile çaresiz durumdadır.
Döviz fiyatlarındaki ani yükseliş ve üçte bir oranındaki düşüşün kimleri zengin ettiği, kimin cebinden kimin cebine transfer edildiği bir yana yeni yıla girerken yapılan zamlar pandemi döneminde bile karşılaşmadığımız ölçüde memur ve emeklilerin cebine ateş düşürmüş, hayatlarını allak bullak etmiştir.
Memur ve emeklilerinin maaş ve aylıklarına yapılacak artışları düşürmek ve istatistik verilerine yansımasını önlemek için yılın ilk gününe kaydırılan zamlar 2022 yılını daha başlarken cehenneme çevirmiştir.
Ayın ilk günlerinde ürünlere zam yapıp ayın sonuna doğru unutulmasını sağlama alışkanlığını aybaşı yerine yılbaşına dönüştürerek insanımızı saf yerine koymanın alışkanlığa dönüşmesi insaf ve vicdan ölçülerini aşmıştır.
Memur ve emeklilerinin aylık ve maaşlarına yapılacak artışlarda, artık inandırıcılığını yitirmiş olsa da, TÜİK verileri kullanılmaktadır.
Hükumet TÜİK’in enflasyon verileri ile sahadaki gerçeklerin uyuşmadığını, TÜİK özelinde kamu kurumlarına duyulan güvenin kaybolduğunu, vatandaşın neden alternatif merkezlere yöneldiğini görmeli ve enflasyon oranlarının belirlenmesinde şeffaf bir yöntem izlenmesini sağlamalıdır.
ZAMLARI “YENİ TARİFE” GÖRMEK EMEK DÜŞMANLIĞIDIR
Yeni yılın ilk günüde yapılan zamları “yeni tarife” olarak kamuoyuna sunma kurnazlık değil emek ve ekmek düşmanlığıdır.Kredilerden, vergi aflarından ve akla hayale gelmez istisna ve muafiyetlerden dar ve sabit gelirlilere pay yoktur.
Devlet zaten vergileri bütçeyi hortumlayan faizcilerden değil, KDV ve ÖTV olarak dar ve sabit gelirlilerden almaktadır.Yılbaşında iğneden ipliğe her şey zamlanmasına rağmen bu zamların hiç biri TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranını etkilememiştir.3 Ocak günü açıklanan enflasyon oranı geride kalan dönemin enflasyon alacağını göstermektedir.
Bu nedenle memur ve emeklilerin maaş ve aylıklarına yapılacak artışlar sadece geride kalan yılın örtülü enflasyon oranına göre yapılmamalıdır.Ve yeni yılın zam yağmuru maalesef aylık ve maaşlardaki artışı etkilemeyecek, bu yüzden 2021 yılının enflasyon oranıyla belirlenen 2022 maaş artışları düşük kalacaktır.Üstelik bu oranlar Temmuz 2022 dönemine kadar da değişmeyecektir.
Memur ve emeklileri olarak bunu hak etmiyor ve kabul etmiyoruz.
DAĞ FARE DOĞURMUŞTUR
Türk-İş, yeni yıl zamlarından önce Aralık ayında yaptığı araştırmada 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 4.013 TL, yoksulluk sınırını ise 13.073 TL olarak belirlemiştir. Bağımsız araştırma kuruluşlarının tespitleri de bu civardadır.
TÜİK’e göre 2021 yılının ikinci altı ayında oluşan enflasyon alacağı % 22.06’dır.
Memur-Sen ve yancısı Kamu-Sen ile Hükumet arasında imzalanan “merdivenaltı toplu sözleşme” uyarınca Ocak ayında memur ve emeklilerine yapılacak % 5 oranındaki artışın da toplu sözleşmenin de hükmü kalmamıştır.
Yukarıdaki özetlemeye çalıştığımız şartlar çerçevesinde BASK olarak Pazartesi günü toplanan Bakanlar Kurulundan memur ve emekliler adına; 2021 yılı ikinci altı ayı enflasyon alacağı olan % 22.06 oranındaki enflasyon artışından sonra memur ve emeklilerinin maaş ve aylıklarına % 50 oranında EK ARTIŞ talep ettik.''
Bu haber 336 defa okunmuştur.






YORUMLAR