Süt üreticileriyle bir araya gelen CHP'li Bakırlıoğlu "Ana olmadan, dana olmaz"
Süt ineklerinin kesime gönderildiği bir dönemde Ulusal Süt Konseyi soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Ocak 2021 – 30 Nisan 2021 tarihleri arasında 2,80 TL/Litre olarak belirlediğini kaydeden CHP Ma
13 Aralık 2020 - 10:21
Süt ineklerinin kesime gönderildiği bir dönemde Ulusal Süt Konseyi soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Ocak 2021 – 30 Nisan 2021 tarihleri arasında 2,80 TL/Litre olarak belirlediğini kaydeden CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu,'' Tarım ve Orman Bakanlığı bu döneme ilişkin litre başına soğutulmuş çiğ süt destekleme primini 40 kuruştan 30 kuruşa düşürdü. Böylece desteklemelerle beraber çiğ süt fiyatı 3,10 lira olarak belirlenmiş oldu. Oysa üreticinin beklentisi ve talebi çiğ süt fiyatının destekleme ile birlikte 3,60 olması idi.Süt üreticileri endişeli.''dedi.
'Bu pariteye göre üreticimiz talebinde haklıdır. Belirlenen yeni fiyat ile parite ancak 1,3'e çıkacaktır. O da yem fiyatlarına zam gelmezse… Hal böyleyken destekleme tutarının 40 kuruştan 30 kuruşa indirilmesinin mantıklı bir izahı yoktur. Bu indirimin gerekçesi nedir? 2021 bütçesinde hayvancılık desteklemelerinde yüzde 6 azalma olacağını ve acı reçetenin ilk olarak hayvancıya, çiftçiye zora sokacağınız daha önce belirtmiştik ve bunu şiddetle eleştirmiştik.''dikkat çeken Bakırlıoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi:
'' Bu tutum bize gelecek kara günler için bir ipucudur. Çünkü ne zaman çiğ süt fiyatı açıklansa yem fiyatları aşırı artıyor. Süt fiyatının 2,30 liradan, 2,80 liraya çıkarılmasında yem fiyatlarındaki aşırı artış dikkate alındı. Geçen yıl 70 lira olan bir torba süt yemi fiyatı bugün 130 liraya çıktı. Süt hayvancılığı yapanların en büyük endişesi bundan sonra yeme gelecek zamlar. Ulusal Süt Konseyi ne zaman fiyat açıklasa, yem fiyatları daha fazla artıyor. Yem fiyatlarında üze 10 'luk bir artış bekleniyor. Bu gerçekleşirse parite tekrardan eski haline düşecek, çiftçinin cebine bir şey girmemiş olacak. Bilgi aldığım süt birliği başkaları gerçek fiyatın bu rakamın çok altında kaldığını söylüyorlar. Örneğin Samsun’ da süt birliği topladığı sütü 1,85 liradan satıyor. 25 kuruş toplayıcı bedeli, 5 kuruş birlik hakkı, çiftçinin eline sade 1 lira 55 kuruş geçiyor. Yani destekle beraber bu rakam 2 lirayı bile bulmuyor. Manisa bölgesinde fiyatlar biraz daha iyi durumda. Ama yine de işletmeler zarar etmekten kurtulamıyor. Ülkedeki hayvancılık işletmelerinin yüzde 70’inin 10 ve daha az sayıda, yzd 86’sının 20 ve daha az sayıda hayvandan oluştuğunu düşünürsek küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılan hayvancık karlı olamıyor. Üretici süt fabrikalarına, işletmelere mahkum oluyor. Bu nedenle Türkiye’de üretilen sütün ancak yarısı destekleme kapsamında. Yılda üretilen 20 milyon ton inek sütünün, ancak 10 milyon tonuna destek veriliyor. Önemli bir konuda zarar eden işletmelerdeki süt hayvanlarının kesime gönderilmesi. Son dönemde bir çok üretici üretimden çekilmiştir. Israrla üretim yapmak isteyenler ise sağım hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalmıştır. “Ana olmadan, dana olmaz” sözünden hareketle kesilen her inek, doğacak yavruların doğmaması demek. Doğmayan buzağı hayvan sayısının azalması, yine ithalata muhtaç olmak demek. Hayvancılığın en büyük maliyet kalemi yem, Toplam maliyetin yüzde 70’den fazlasını yem oluşturuyor. Şimdi yeme gelecek zammın endişesini yaşayan üreticiler, ne yapacaklarını kara kara düşünüyor. Sürdürülebilir bir hayvancılık için küçük aile işletmeciliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bu arada tüketiciye de ucuz süt sağlamak gerekiyor. Çünkü insan beslenmesindeki hayvansal proteinin büyük kısmı süt ve süt ürünlerinden sağlanıyor. Bunun için çiftçiyi mağdur etmeyecek, tüketiciyi de koruyacak bir sisteme ihtiyaç var. Tüm dünyada olduğu gibi desteklemelerin artırılması sayesinde üretici de tüketici de korunmuş olacaktır."
'Bu pariteye göre üreticimiz talebinde haklıdır. Belirlenen yeni fiyat ile parite ancak 1,3'e çıkacaktır. O da yem fiyatlarına zam gelmezse… Hal böyleyken destekleme tutarının 40 kuruştan 30 kuruşa indirilmesinin mantıklı bir izahı yoktur. Bu indirimin gerekçesi nedir? 2021 bütçesinde hayvancılık desteklemelerinde yüzde 6 azalma olacağını ve acı reçetenin ilk olarak hayvancıya, çiftçiye zora sokacağınız daha önce belirtmiştik ve bunu şiddetle eleştirmiştik.''dikkat çeken Bakırlıoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi:
'' Bu tutum bize gelecek kara günler için bir ipucudur. Çünkü ne zaman çiğ süt fiyatı açıklansa yem fiyatları aşırı artıyor. Süt fiyatının 2,30 liradan, 2,80 liraya çıkarılmasında yem fiyatlarındaki aşırı artış dikkate alındı. Geçen yıl 70 lira olan bir torba süt yemi fiyatı bugün 130 liraya çıktı. Süt hayvancılığı yapanların en büyük endişesi bundan sonra yeme gelecek zamlar. Ulusal Süt Konseyi ne zaman fiyat açıklasa, yem fiyatları daha fazla artıyor. Yem fiyatlarında üze 10 'luk bir artış bekleniyor. Bu gerçekleşirse parite tekrardan eski haline düşecek, çiftçinin cebine bir şey girmemiş olacak. Bilgi aldığım süt birliği başkaları gerçek fiyatın bu rakamın çok altında kaldığını söylüyorlar. Örneğin Samsun’ da süt birliği topladığı sütü 1,85 liradan satıyor. 25 kuruş toplayıcı bedeli, 5 kuruş birlik hakkı, çiftçinin eline sade 1 lira 55 kuruş geçiyor. Yani destekle beraber bu rakam 2 lirayı bile bulmuyor. Manisa bölgesinde fiyatlar biraz daha iyi durumda. Ama yine de işletmeler zarar etmekten kurtulamıyor. Ülkedeki hayvancılık işletmelerinin yüzde 70’inin 10 ve daha az sayıda, yzd 86’sının 20 ve daha az sayıda hayvandan oluştuğunu düşünürsek küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılan hayvancık karlı olamıyor. Üretici süt fabrikalarına, işletmelere mahkum oluyor. Bu nedenle Türkiye’de üretilen sütün ancak yarısı destekleme kapsamında. Yılda üretilen 20 milyon ton inek sütünün, ancak 10 milyon tonuna destek veriliyor. Önemli bir konuda zarar eden işletmelerdeki süt hayvanlarının kesime gönderilmesi. Son dönemde bir çok üretici üretimden çekilmiştir. Israrla üretim yapmak isteyenler ise sağım hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalmıştır. “Ana olmadan, dana olmaz” sözünden hareketle kesilen her inek, doğacak yavruların doğmaması demek. Doğmayan buzağı hayvan sayısının azalması, yine ithalata muhtaç olmak demek. Hayvancılığın en büyük maliyet kalemi yem, Toplam maliyetin yüzde 70’den fazlasını yem oluşturuyor. Şimdi yeme gelecek zammın endişesini yaşayan üreticiler, ne yapacaklarını kara kara düşünüyor. Sürdürülebilir bir hayvancılık için küçük aile işletmeciliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bu arada tüketiciye de ucuz süt sağlamak gerekiyor. Çünkü insan beslenmesindeki hayvansal proteinin büyük kısmı süt ve süt ürünlerinden sağlanıyor. Bunun için çiftçiyi mağdur etmeyecek, tüketiciyi de koruyacak bir sisteme ihtiyaç var. Tüm dünyada olduğu gibi desteklemelerin artırılması sayesinde üretici de tüketici de korunmuş olacaktır."
Bu haber 633 defa okunmuştur.







YORUMLAR