Şimdi değilse ne zaman ?
İYİ Parti Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Çelik,yetkilileri COVİD-19 belasından vatandaşları kurtarmak tek yolun 15 gün kontak kapatmaya çağırdı
09 Aralık 2020 - 11:34
İYİ Parti Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Çelik,yetkilileri COVİD-19 belasından vatandaşları kurtarmak tek yolun 15 gün kontak kapatmaya çağırdı. Türkiye’de ilk COVID-19 vakası 11 Mart 2020 tarihinde açıklandı o gün bugündür hayatımızda bir yığın şey değiştiğie dikkatçeken Çelik :''COVİD -19 değerlerimizi bir bir almaya devam ediyor lakin hala işin ciddiyetini kavramak istemeyen insanlarımız var.Daha kaç canımız gitmeli ki daha sıkı tedbirler alınmalıdır.Bunu bir vatandaş olarak soruyorum.Can geri gelmez ama daha fazla canlarımızın gitmemesi için büyük ve sıkı tedbirler alarak daha az can kaybı bizleri daha umutlandırır.''dedi
ÇEMBER DARALIYOR!
Evet devletimizden beklentilerimiz oldu,burada devletten istenen sadece halkına salgınla mücadelede her vatandaşının yanında olması bekleniyordu, insanlarımız maddiyatı ikinci plana atıp sabırla bekliyorlar.Covid-19 tablosunda durum kötüye giderken karantina süresinin düşürülmesi kafalarda soru işareti bıraktı.
COVİD-19 FABRİKALARDA TEHLİKESİ YOK MU ?
"Servislerde itiş kakış otururken, bantlarda dip dipe çalışırken; nasıl olacak da salgından korunacak işçiler?" Ölüm oranının yüzde 2’de kaldığı bu virüse karşı önlemler alınması için çağrılar, uyarılar yapılıyor. Hiç kuşkusuz gerekli olan bu çağrı, duyuru ve önlemlere bizler de farklı bir pencereden bakalım dedik.
İşçilerin büyük kitleler halinde bulunduğu ve maddi toplumsal hayatı her açıdan ürettiği merkezler olan fabrikalarda virüs tehlikesi yok mu? Örneğin İtalya’da yayılan virüsün diğer ülkelerden gelenlerden bulaşması bir yana ama yayılması bu tür büyük işletmeler üzerinden olduğu iddia ediliyor. Her televizyona çıkanın; “Evinize kapanın, hijyene dikkat edin ve sürekli günde bilmem kaç kez ellerinizi dezenfekte edin” demeleri önlem için doğru olabilir. Hatta bahsi geçen büyük fabrikalar başta olmak üzere birçok işyerinde buna benzer önlemler için mailler, afişler, duyurular asılıyor.
"ELLERİ YIKA HİJYENİK OL, ÜRETİMİ DEVAM ETTİR"
Bu çağrıları yapan patronlar diğer yandan da üretimi devam ettirin çağrısı yapıyorlar. Kendileri özel araçlarla hatta Zorlu türü sermayedarlar helikopterlerle seyahat ederlerken işçilere; “Ölmeyin ama topluca çalışın bizim kârımıza kâr katın” demeye devam ediyorlar. Öyle ki; maske, dezenfektan üretimi yapan işletmelerde işçilerin ürün yetiştirilememesi nedeniyle fazla ve hatta zorunlu mesaiye bırakıldığı bir kapitalist ikiyüzlülükle karşı karşıyayız aslında. Yoksulluğun kol gezdiği yerlerde emekçilerin ne yediğini bırakın ama aç kalmamak için ne bulduysa onu yemeye mahkum bırakıldıkları bir kapitalist dünyadan bahsediyoruz. Sonra da çık bu virüslere karşı bağışıklık sistemimizin iyi olması lazım de! Bağışıklık sitemini mahveden bir sağlık sistemi inşa et, yoksullaştırdığın işçileri emekçileri de sonrasında git bağışıklığını güçlendirmek için bol bol alışveriş yap de! İnsanca yaşamaya yetecek bir ücretten yoksun bırak sonra da sağlık için alışveriş yap de!''
ÇEMBER DARALIYOR!
Evet devletimizden beklentilerimiz oldu,burada devletten istenen sadece halkına salgınla mücadelede her vatandaşının yanında olması bekleniyordu, insanlarımız maddiyatı ikinci plana atıp sabırla bekliyorlar.Covid-19 tablosunda durum kötüye giderken karantina süresinin düşürülmesi kafalarda soru işareti bıraktı.
COVİD-19 FABRİKALARDA TEHLİKESİ YOK MU ?
"Servislerde itiş kakış otururken, bantlarda dip dipe çalışırken; nasıl olacak da salgından korunacak işçiler?" Ölüm oranının yüzde 2’de kaldığı bu virüse karşı önlemler alınması için çağrılar, uyarılar yapılıyor. Hiç kuşkusuz gerekli olan bu çağrı, duyuru ve önlemlere bizler de farklı bir pencereden bakalım dedik.
İşçilerin büyük kitleler halinde bulunduğu ve maddi toplumsal hayatı her açıdan ürettiği merkezler olan fabrikalarda virüs tehlikesi yok mu? Örneğin İtalya’da yayılan virüsün diğer ülkelerden gelenlerden bulaşması bir yana ama yayılması bu tür büyük işletmeler üzerinden olduğu iddia ediliyor. Her televizyona çıkanın; “Evinize kapanın, hijyene dikkat edin ve sürekli günde bilmem kaç kez ellerinizi dezenfekte edin” demeleri önlem için doğru olabilir. Hatta bahsi geçen büyük fabrikalar başta olmak üzere birçok işyerinde buna benzer önlemler için mailler, afişler, duyurular asılıyor.
"ELLERİ YIKA HİJYENİK OL, ÜRETİMİ DEVAM ETTİR"
Bu çağrıları yapan patronlar diğer yandan da üretimi devam ettirin çağrısı yapıyorlar. Kendileri özel araçlarla hatta Zorlu türü sermayedarlar helikopterlerle seyahat ederlerken işçilere; “Ölmeyin ama topluca çalışın bizim kârımıza kâr katın” demeye devam ediyorlar. Öyle ki; maske, dezenfektan üretimi yapan işletmelerde işçilerin ürün yetiştirilememesi nedeniyle fazla ve hatta zorunlu mesaiye bırakıldığı bir kapitalist ikiyüzlülükle karşı karşıyayız aslında. Yoksulluğun kol gezdiği yerlerde emekçilerin ne yediğini bırakın ama aç kalmamak için ne bulduysa onu yemeye mahkum bırakıldıkları bir kapitalist dünyadan bahsediyoruz. Sonra da çık bu virüslere karşı bağışıklık sistemimizin iyi olması lazım de! Bağışıklık sitemini mahveden bir sağlık sistemi inşa et, yoksullaştırdığın işçileri emekçileri de sonrasında git bağışıklığını güçlendirmek için bol bol alışveriş yap de! İnsanca yaşamaya yetecek bir ücretten yoksun bırak sonra da sağlık için alışveriş yap de!''
Bu haber 630 defa okunmuştur.







YORUMLAR