Kadınlar Manisa'da alanları doldurdu
09 Mart 2026 - 08:12
İl Başkanımız İlksen ÖZALPER, İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz, İlçe Yöneticilerimiz, Belediye Meclis Üyelerimiz, Kadın-Gençlik Kollarımız ve İl Örgütümüzle birlikte 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “Kadınlar Yürüyor Gece Aydınlanıyor” gece yürüyüşüne katıldık;
İl Başkanımız İlksen ÖZALPER yaptığı konuşmada;
"Değerli yol arkadaşlarım, Manisa’nın kadınları, susmayanlar, korkmayanlar!
Bugün buraya elinizde çiçeklerle, yüzünüzde sahte gülücüklerle "gün kutlamaya" gelmediniz, biliyorum. Çünkü Türkiye’de kadın olmak, her sabah sağ salim uyanıp uyanmayacağını bilmediğin bir kumar oynamaktır. Bugün 8 Mart. Ama biz bugün bir bayramı değil; bir isyanı, bir yas tutmayı değil, bir hesap sorma iradesini haykırmak için buradayız! Bugün yüzümüzde tebessüm değil, bu bozuk düzenin suratına çarpacağımız hakikatler var!
Sesim sert çıkıyorsa, bu topraklarda her gün bir kadın sessizce toprağa düştüğü içindir. Sesim yankılanıyorsa, "adalet" denilen o koca binaların içinde kadınların çığlıkları boğulduğu içindir!
Bakın, daha hafızalarımızdaki yaralar kabuk bağlamadan yenileri açılıyor. Daha dün Narin’in yasını tutarken, İkbal’in, Ayşenur’un vahşetini konuşurken; son haftalarda iki canımızı, iki ayrı Fatma Nur Çelik’i toprağa verdik!
Soruyorum size: Bu tesadüf mü? Aynı isimli kadınların, farklı şehirlerde ama aynı karanlık zihniyetin kurbanı olması tesadüf mü? Biri hayallerinin başında katlediliyor, diğeri bu cehennem gibi düzende nefessiz bırakılarak ölüme zorlanıyor!
İsimler Fatma Nur olmuş, Ayşe olmuş, Emine olmuş... Ne fark eder? Sizin o "kutsal aile" masallarınızın altında kadınlar kan ağlıyor, çocuklar can veriyor! Sizin koruyamadığınız her bir canın vebali, o lüks koltuklarınızın döşemelerindedir!
Bir bebek... Tekirdağ’da Sıla bebek vahşete uğrarken neredeydiniz?
İzmir’de yoksulluktan yanarak can veren o beş evladımız can çekişirken hangi "vizyon" projelerinizle meşguldünüz?
Siz ancak koruma kararlarını kağıt üzerinde bırakmayı, katilleri "takım elbise giydi" diye ödüllendirmeyi bilirsiniz!
Buradan, Manisa’dan o adaletsiz saraylara sesleniyorum:
Katili koruyan, tecavüzcüyü kollayan, şiddeti meşrulaştıran bu sistemin adı devlet değil, cinayet şebekesidir! Kadınları ve çocukları koruyamayan bir düzen, yıkılmaya mahkumdur!
Bize "Bu acı olaylar üzerinden siyaset yapmayın" diyorlar.
Hayır! Bal gibi de siyaset yapacağız! Çünkü kadınların ölmesi siyasidir! Çocukların katledilmesi siyasidir!
Sizin o koltuklarınız kadın kanıyla, çocuk gözyaşıyla ıslanmıştır!
Çünkü çocuklar tarikat karanlığında, yoksulluk kıskacında, şiddet sarmalında yok olmasın diye siyaset yapacağız! Ve çünkü Fatma Nur Çelikler yaşayabilsin diye siyaset yapacağız!
Sizin o kirli ellerinizi kadınların ve çocukların üzerinden çekene kadar, bu meydanları size dar edeceğiz!
Manisalı emekçi kadınlar;
Bağda üzüm toplayan, fabrikada montaj yapan, elektrik santralinde çalışan, evde emeği yok sayılan kız kardeşlerim...
Bizi korkutamazlar! Bizi susturamazlar!
Biz; o surlardan atılan İkbal’in, dere kenarında bırakılan Narin’in, hayatı çalınan tüm Fatma Nur’ların hesabını sormaya yeminliyiz!
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında;
İstanbul Sözleşmesi sadece geri gelmeyecek, her bir maddesi katillerin tepesine balyoz gibi inecek!
Kadına kalkan el, o eli havada bırakan adaleti bulacak!
Çocukların yatağa aç girmediği, kadınların sokakta arkasına bakmadan rahat yürüyebildiği o ülkeyi biz kuracağız!
Değerli dostlar,
Yılgınlık bize haramdır. Yas tutmak yetmez, isyan edeceğiz!
Bu bozuk düzeni, bu katil sevici zihniyeti tarihin çöplüğüne gömeceğiz!
Yaşasın Kadın Dayanışması!
Yaşasın Özgür ve Adil Türkiye!
Sözümüz olsun; kadınlar yaşayacak, bu karanlık elbet dağılacak!" ifadelerine yer verdi.
İl Başkanımız İlksen ÖZALPER yaptığı konuşmada;
"Değerli yol arkadaşlarım, Manisa’nın kadınları, susmayanlar, korkmayanlar!
Bugün buraya elinizde çiçeklerle, yüzünüzde sahte gülücüklerle "gün kutlamaya" gelmediniz, biliyorum. Çünkü Türkiye’de kadın olmak, her sabah sağ salim uyanıp uyanmayacağını bilmediğin bir kumar oynamaktır. Bugün 8 Mart. Ama biz bugün bir bayramı değil; bir isyanı, bir yas tutmayı değil, bir hesap sorma iradesini haykırmak için buradayız! Bugün yüzümüzde tebessüm değil, bu bozuk düzenin suratına çarpacağımız hakikatler var!
Sesim sert çıkıyorsa, bu topraklarda her gün bir kadın sessizce toprağa düştüğü içindir. Sesim yankılanıyorsa, "adalet" denilen o koca binaların içinde kadınların çığlıkları boğulduğu içindir!
Bakın, daha hafızalarımızdaki yaralar kabuk bağlamadan yenileri açılıyor. Daha dün Narin’in yasını tutarken, İkbal’in, Ayşenur’un vahşetini konuşurken; son haftalarda iki canımızı, iki ayrı Fatma Nur Çelik’i toprağa verdik!
Soruyorum size: Bu tesadüf mü? Aynı isimli kadınların, farklı şehirlerde ama aynı karanlık zihniyetin kurbanı olması tesadüf mü? Biri hayallerinin başında katlediliyor, diğeri bu cehennem gibi düzende nefessiz bırakılarak ölüme zorlanıyor!
İsimler Fatma Nur olmuş, Ayşe olmuş, Emine olmuş... Ne fark eder? Sizin o "kutsal aile" masallarınızın altında kadınlar kan ağlıyor, çocuklar can veriyor! Sizin koruyamadığınız her bir canın vebali, o lüks koltuklarınızın döşemelerindedir!
Bir bebek... Tekirdağ’da Sıla bebek vahşete uğrarken neredeydiniz?
İzmir’de yoksulluktan yanarak can veren o beş evladımız can çekişirken hangi "vizyon" projelerinizle meşguldünüz?
Siz ancak koruma kararlarını kağıt üzerinde bırakmayı, katilleri "takım elbise giydi" diye ödüllendirmeyi bilirsiniz!
Buradan, Manisa’dan o adaletsiz saraylara sesleniyorum:
Katili koruyan, tecavüzcüyü kollayan, şiddeti meşrulaştıran bu sistemin adı devlet değil, cinayet şebekesidir! Kadınları ve çocukları koruyamayan bir düzen, yıkılmaya mahkumdur!
Bize "Bu acı olaylar üzerinden siyaset yapmayın" diyorlar.
Hayır! Bal gibi de siyaset yapacağız! Çünkü kadınların ölmesi siyasidir! Çocukların katledilmesi siyasidir!
Sizin o koltuklarınız kadın kanıyla, çocuk gözyaşıyla ıslanmıştır!
Çünkü çocuklar tarikat karanlığında, yoksulluk kıskacında, şiddet sarmalında yok olmasın diye siyaset yapacağız! Ve çünkü Fatma Nur Çelikler yaşayabilsin diye siyaset yapacağız!
Sizin o kirli ellerinizi kadınların ve çocukların üzerinden çekene kadar, bu meydanları size dar edeceğiz!
Manisalı emekçi kadınlar;
Bağda üzüm toplayan, fabrikada montaj yapan, elektrik santralinde çalışan, evde emeği yok sayılan kız kardeşlerim...
Bizi korkutamazlar! Bizi susturamazlar!
Biz; o surlardan atılan İkbal’in, dere kenarında bırakılan Narin’in, hayatı çalınan tüm Fatma Nur’ların hesabını sormaya yeminliyiz!
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında;
İstanbul Sözleşmesi sadece geri gelmeyecek, her bir maddesi katillerin tepesine balyoz gibi inecek!
Kadına kalkan el, o eli havada bırakan adaleti bulacak!
Çocukların yatağa aç girmediği, kadınların sokakta arkasına bakmadan rahat yürüyebildiği o ülkeyi biz kuracağız!
Değerli dostlar,
Yılgınlık bize haramdır. Yas tutmak yetmez, isyan edeceğiz!
Bu bozuk düzeni, bu katil sevici zihniyeti tarihin çöplüğüne gömeceğiz!
Yaşasın Kadın Dayanışması!
Yaşasın Özgür ve Adil Türkiye!
Sözümüz olsun; kadınlar yaşayacak, bu karanlık elbet dağılacak!" ifadelerine yer verdi.
Bu haber 74 defa okunmuştur.







YORUMLAR