İmamoğlu ile savcı arasında duruşmada gerginlik: savcıya bakarak konuşmak yasak mı?

İmamoğlu ile savcı arasında duruşmada gerginlik: savcıya bakarak konuşmak yasak mı?
16 Temmuz 2025 - 12:42 - Güncelleme: 16 Temmuz 2025 - 13:10

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i hedef gösterdiği ve tehdit ettiği iddiasıyla yargılandığı davada üçüncü kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istenen İmamoğlu için görülen duruşmada karar çıkması bekleniyor.
İmamoğlu, duruşma salonuna alkışlar ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları eşliğinde girdi. Salonda bulunan ailesine ve destekçilerine el sallayan İmamoğlu, ardından sol yumruğunu havaya kaldırarak yerine geçti.
Savunma sırasında, savcı “Bana bakarak konuşmayın” diyerek İmamoğlu’na sert çıktı. Savcının sesi yükselince İmamoğlu da, “Savcıya bakarak konuşmak yasak mı? Bakmaya da meraklı değilim” sözleriyle karşılık verdi. Bu diyalog, duruşma salonundaki gerilimi artırdı.
İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI
Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, savunmasına "Konuşmam hayat kadar kısa olacak" diyerek başladı ve şu şekilde devam etti:
"Mütalaaya karşı beyanda bulunmadım aslında sadece o güne dair yorumlarımı sizlerle paylaştım. Uygun görürseniz konuşacağım. Hayat kısa zaten. Hayat kadar kısa olacak konuşmam. Burada bulunmamızın sebebi sadece bir panelde söylenecek sözler ile sınırlı kalabilecek değil. Türkiye’nin dönüm noktasında yargılanmamızı bile olması gereken mahkemede yapamıyoruz. Her şey olağanüstü gelişiyor. Geçen duruşmada duygularımı ifade ettiğim konuşmamamı etrafımızdaki riskler karşısında iktidarın da tabiri ile 'İç cephenin güçlendirilmesi gerekiyor. Bundan başka bir yol yoktur' diyerek sözlerimi bitirmiştim. Bu sözlerimin üzerinden 1 ay bile geçmeden olumlu sonuçlar beklerken tam tersi yönünde ilerlemesinin hayal kırıklığına uğrattığını söylemeliyim.
Alelacele ve telaşla yeni iddianemeler ortaya çıkıyor. 18 yaşındaki bir Ekrem hakkında yaptığım bir işlem nedeniyle işlem yapıyorlar. Ben sordum 17 yaşında ne yapacaksınız diye. ‘Vasini çağıracaktık’ diyorlar. Doğru mu diyorlar bilmiyorum.
12 şehit veriyoruz. Şehitlerimizi nasıl verdik bunu bile sorgulayamıyoruz. Hiçbir şey yokmuş gibi mangalda kül bırakmayan kişilerin çıtı çıkmıyor. Bir LGS sınavında bile adaleti sağlayamama seviyesine geldiğimiz bir cenderenin içerisindeyiz
Marttaki operasyonların üzerine ekonomik olarak çok büyük sıkıntıların içerisinde olduğumuz bir döneme girdik. Hukuki düzeni güçlü, hukukun üstünlüğünü uygulayan yarının nesillerini yetiştiren ülkelerin kazanacağını biliyoruz. Ancak bir uydurma stratejilerle ‘Ben ekonomistim’ diyerek yöneten bir kişinin yaşattıklarını çekiyoruz. Dünyanın en büyük faizini veriyoruz, yüzde 46. Böyle bir ülkede yüzde 60’ları bulan maliyetlerde biz buradayız. Bu ülkedeki sanayici, çiftçi üretemiyor. Konkordato ilanlarıyla rekor kıran bir ülkedeyiz. Bu büyüyen kriz özellikle milletimiz içerisindeki gelir dağılımındaki adaletsizlik, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir ülkede biz neler ile uğraşıyoruz."

'20 SANİYEDE İDDİANAME HAZIRLANIYORSA MESELE BUDUR'
İmamoğlu'nun ekonomik değerlendirmelerine değindiği sırada Mahkeme Başkanı araya girdi. Bunun üzerine İmamoğlu, sözünü tamamlamak isteyerek, “İzin verin, bitiriyorum. Zaten mesele tam da bunlarla ilgili. 20 saniyede iddianame hazırlanıyorsa, tüm mesele budur” ifadelerini kullandı.
SAVCI'DAN İMAMOĞLU'NA 'BANA BAKARAK KONUŞMA'
Savcı “Bana bakarak konuşmayın” diye İmamoğlu’na tepki gösterdi. Savcı, İmamoğlu’na sesini yükseltti. İmamoğlu, mahkeme başkanına “Savcıya bakarak konuşmak yasak mı? Bakmaya da meraklı değilim” diyerek tepki gösterdi.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE DİYE TARİFLENEN BU SÜREÇ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"
İmamoğlu, gerginliğin ardından savunmasına şu sözlerle devam etti:"Burada özellikle şu soruyu not olarak düşelim; ya adalet ya sefalet. Adalet yoksa kıtlık var sefalet var. 4 ay içerisinde İmamoğlu’na karşı yürütülen operasyonlar nedeniyle buradayız. Milletimiz gidip daha dün kurulan ülkelerin kapasında vize için beklemesin. İtibar budur. Türkiye’nin küresel konjonktürünü yerine getirine getirmek yükümlülüğümüzdür. Yarınlar da bizim. Bu sesimizi yazıyla beraber okuyacak kişilere sesleniyorum zor günlerden geçiyoruz. Terörsüz Türkiye diye tariflenen bu süreç bizim için çok önemli. Bizler yurtta barış dünyada barış ilkesini sürdüreceğiz.Tarihimiz barışçıl siyasetin güçlenmesi için attığımız adımlarla doludur. Ancak ne zaman koltuğu tehlikeye girse millete karşı cephe alanların samimiyetini sorgulamaktan geri durmayız. Orta Doğu’da adeta bir kutup yıldızı gibi parlayacak bölgeyi barışa ulaştıracağız.''Kaynak:Karar


Bu haber 253 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum