Hadi sor/Önder Çorlu yazdı

Hadi sor/Önder Çorlu yazdı
11 Nisan 2026 - 13:26
Yeni Asır ve Sakıp Sabancı ...
Yıl 1989 ..
İzmir Yeni Asır Gazetesi'nde magazin muhabiriyim.
İşini seven,
Çaylaklıktan çıkmak için varını yoğunu ortaya koyan biriydim..
Gazeteye her gün Manisa'dan gelir,.
Servise geç gelenlere örnektim;
Adam Manisa'dan geliyor sen kıçın kadar yakın evinden gelemiyorsun..
Dedim ya işimi seviyordum.
Ne verseler 'aferin' alıyordum.
Yıl sonu yaklaşıyordu..
Aynı zamanda Yazı işlerinde de görev yapan benim de Magazin Müdürüm olan sevgili Mehmet Karabel yanıma geldi;
Yarın Bursa Uludağ'a gidiyorsun. Ona göre giyin gel.
Hiç unutmam
Tamam diyemedim
lal oldum.
Yer altımdan çekildi.
bacaklarımı hissedemedim.
Ayağa kalksana lanet olasıca, kalksana..
Teşekkür etsene ..
Çakıldım...
Mehmet Sarışın, Hakan Akarcalı, Hakan Yiğit, Yılmaz Soytürk, Esat Erçetingöz gibi ustalar varken, ben..
Evet 'ben' gidiyordum.
'Göreyim seni' dedi Karabel...
Senden çok umutluyum. Beni mahçup etme.
Uludağ tıklım tıkllım..
İğne atsan yere düşmez türdendi...
Ünlü arıyorum yok, yada bana denk gelmiyor.
Sahnede ne gördüysem çektim.
Verdiğim filmler şehir baskısına yetişti.
Ertesi gün gazetede 'sosyete tepe taklak' haberiyle birinci sayfadaydım.
Yüküm hafiflemişti.
Bir şeyler içip ben de eğlensem mi diye düşündüm.
Sayın Müdürüm Mehmet Karabel'in sözleri geldi aklıma..
'sana güveniyorum, beni mahçup ettirme'
Kim nerede, kiminle?
tek tek araştırdım.
Bir otelden çıkıyor birdiğerine giriyordum..
O zaman basın kartım yok.
Gazetenin kimliği var onu gösteriyorum.
Sarıbasın kartı olanlar vip'te, ben dipteydim.
Neyse bir otelde Sakıp Sabancı'nın kaldığını öğrendim.
Baktım kendince eğleniyor..
Ailesi ve yakın dostlarıyla (televole tanımıyla) kahkahalar havada uçuşuyordu.
Sarı basın kartım olmadığı için yanına yaklaşamıyordum.
Beklemekten başka çarem yoktu.
sabaha karşı kalktılar
Kapıda 'sayın sabancı ben İzmir Yeni Asır Gazetesi'nin magazin mahabiriyim bana bir kolaylık gösterebilir misiniz ?dedim.
Yorgunluktan gözlerini zor açıp bana baktı gülümsedi, meşhur kahkasıyla ;
İzmir mi? Çok severim çok.. Hele insanlarına bayılırım. Ne istiyorsun delikanlı söyle bakalım..
Efendim her gazetecinin istediğini sizinle röportaj ..
Koluma girdi;
hadi gel...
Ne istiyorsan ne sorucaksan sor ammma önce bi ayılalım.
Birer kahve içtik.
Ben sordum.
Sayın Sabancı büyük bir içtenlikle cevapladı..
Teşekür ettim.
Vedalaştık...
Bana araban var mı nasıl gideceksin nerede kalıyorsun rahat mısın demesini hiç unutmam.
Neyse Gazeteye sabah geldim.
İstihbarat müdürü abim ustam Sedat Pişirici içeriye yeni giriyordu.
Durumu anlattım.
Hemen yaz , ya da sen söyle ben yazayım daha çabuk olur dedi.
Ben söyledim ustam Pişirici yazdı.
Dökülüyordum.Uykusuzdum.
Perişandım. Halsizdim..
Sedat Ustam, Önder'im sen git uyu ,gerisi bende dedi, teşekkür etti.
Gazetenin arabası beni garaja bıraktı.
Oradan Manisa'ya..
Bir yatmışım hani derler ya ölü gibi işte öyle bir şey..
Kalkar kalkmaz gazeteye geldim.
Beni gören ya sarılıyor ya da elimi sıkıyordu.
Hemen bir gazete aldım.
Gazetenin tamamındaydım.
üstte; Elinde Yeni Asır Gazetesiyle poz veren Ünlü işadamı Sakıp Sabancı:
Altta ; 89'da battık, 90'da Allah kerim..
Gözlerim doldu..
Ellerim yaprak gibi sallandı.
Gazete kağıdını tutamadım.
Biri gelip anlımdan öpmüş, biri yanağımdan...
-------
Bugün Sayın Sabancı'nın aramızdan ayrılışının tam 22. yılı..
Bugün ona teşekkür etmeyeceğim de kime edeceğim..
(Abim ustam Sedat Pişirici - ve müdürüm Mehmet Karabel tabii ki ayrı)
Teşekür ederim Sayın Sakıp Sabancı..
Mekanın cennet, devrin daim olsun.
Sayende mesleğimde bir basamak daha sıçradım .
Yüreğimdesin... fotoğraftakiler; sağdan sola ayaktakiler: Önder Çorlu, Ahmet Kaya, Muzaffer Oktay, Osman Ülkü ve oturan Nizamettin Bedir... ,İzmir'de gazetecilik yaptığım yıllar.. yazılarımı @magazinci.com'dan takip edebilirsiniz.
Bu haber 67 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum