Egenin bilinmeyen kapadokyası Kula

Egenin bilinmeyen kapadokyası Kula
12 Temmuz 2022 - 10:07

Kula, Manisa şehir merkezine 120 kilometre uzaklıkta.Gediz Vadisi boyunca uzayan volkanik şehir Kula, tarihi evleri, şifalı kaplıcaları, camileri, türbeleri, volkanik tepeleri ve Yunus Emre’si ile ünlü  şirin mi şirin bir ilçesi. iki katlı ahşap olan tarihi yapıların yer aldığı  İlçede bölge halkı geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır.Türkiye’nin en genç volkanik alanlarından birine sahip olan Kula’da görülmesi gereken yerler arasında tarihi evleri, şifalı kaplıcaları, camileri, türbeleri, volkanik tepeleri, Yunus Emre’si ile ünlü,Jeopark, Peribacaları’na benzer yapıları ve bölge tarihini günümüze yansıtan Kula Evleri bulunmaktadır.
BAŞKENT OLMUŞ
Bir dönem Germiyanoğlu Beyliğine başkentlik yapmış, Süleyman Şah, Tabduk Emre orada yaşamış, .Tarihi ahşap evleriyle, Arnavut kaldırımlı, labirenti andıran kıvrımlı, hatta bazılarından iki kişinin yan yana yürümesinin mümkün olamayacağı daracık sokakları, hanları, hamamları, çeşmeleri, camileri, köprüleri, türbeleri, kaplıcaları ile keşfedilmeyi bekleyen eşsiz bir yerleşim.İsmi ile ilgili birçok rivayet olmasına rağmen, Lidya Kralı Giges’in, hasta olan kızının havası ve suyu iyi olan bu yerde şifa bulması için bir kule yaptırdığı, yerleşimin kule etrafında yapılan binalar ile başladığı, daha sonra, o zamanlar bir göl olan şimdiki yerleşim yerinin etrafına doğru genişlediği, zamanla kule isminin değişime uğrayarak, Kula olduğu ise kabul gören olmuş. Etrafı tepelerle çevrili çanak şeklinde olan Kula’nın doğusunda Eşme, batısında Salihli, kuzeyinde Demirci ve Selendi, güneyinde Alaşehir yer alıyor. En yüksek yeri, Umurbaba Dağı; en önemli akarsuyu Gediz. 

1233 YILINDA TÜRKLERİN OLDU
Bizans dönemindeki ismi Opsikion olan Kula'ya, 1075 yılında Anadolu'ya gelen Türkmen aşiretleri yerleşmişlerse de aslında Kula ve çevresi 1233 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaettin Keykubat zamanında Türklerin olmuş. Tarihi Kula evleri ise, Osmanlı İmparatorluğu döneminde pek çok bölgede karşılaştığımız Türk Evi olarak isimlendirilen ahşap evler.Genellikle iki katlı, ahşap olan yapılar, danteli andıran ahşap oymaları, saçakların alt kısımlarındaki zengin süslemeleri, tahta kepenkli pencereleri, ahşap işlemeli tavanları, taş avlusu ile adeta bir sanat eseri niteliğinde. Evler büyük ailelerin yaşamına ve yaşamlarının büyük bölümünü evde geçiren kadınlarına göre düzenlenmiş.
İLÇE HALKI
Demircilik, bakırcılık, halıcılık, semercilik, keçecilik, leblebicilik, helvacılık, tabaklık, saraçlık, ayakkabıcılık, tekstilcilik, tenekecilik, nalbantlık,  dokumacılık bu bölgenin meslek kolları olmuş. Selçuklulardan miras kalan el dokuması halıları ile de ünlü Kula’da, halı tezgahlarında yün iplikten kök boyalı olarak dokunan Kula halıları en çok rağbet görenler. Göllü Kula, Gelinli Kula, Dilkozlu Kula, Çiçekli Kula, Vazolu Kula, Direkli Kula, Kömürcü Kula,Yılanlı Kula ve Manzaralı Kula isimleriyle anılan dokuma Kula halıları Kula’ya özgü karakteristik halılar.
KULADA NE YENİR
Su böreği, peynir böreği, susam böreği, höşmerim, kuzu ve oğlak dolması, sura, güveç, buğulama, şekerli pide, kakırdaklı pide ünlü yemeklerinden. Kula'nın Gediz vadisi kenarından çıkan, ülke çapında ünlü bir de maden suyu var.
PERİ BACALARI
Günümüzde 'Kuladokya' olarak anılan peribacaları ise, Burgaz köyü civarında. Binlerce yıl boyunca rüzgâr ve suyun etkisiyle meydana gelen bu doğa harikası peribacalarının doğal olarak korunabilmesi için bölge doğal sit alanı olarak ilan edilerek, koruma altına alınmış.Kula civarındaki volkanik bölgeye antik devirde 'Katakekaumene' adı verilmiş. 'Yanık, yanmış ülke' anlamına gelen bölgede yapılan kazılarda tepeden aşağıya doğru inen ilkel insanın ayak izine rastlanılmış olması burada yerleşimin ilk çağlardan beri var olduğunun ise bir kanıtı. Ters yöne yürüyen bir de küçük çocuk ayak izi ise uzun yıllar merak konusu olmuş.
İzler oluştuktan sonra, Divlit yanardağından çıkan ve onların üzerinde bir örtü meydana getirerek, korunmalarını sağlayan curuf, günümüzde briket imalatında ve inşaat işlerinde kullanılıyor.Kula'da jeopark çalışmaları ise, 2004 yılında Dünya Jeoloji Kongresine verilen bir bildir ile başlamış. Kula Belediyesi tarafından yürütülen Jeopark Projesi 'Kula Volkanik Jeoparkı' uluslararası alanda tanınan, Türkiye'nin ilk ve tek tescilli Jeoparkı olma özelliği ile de Kula'ya değer katıyor.


 

Bu haber 353 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum