CHP sağlık komisyonu: Hükümete katılım payı zamlarını geri çekilmesi çağrısı
02 Temmuz 2026 - 17:40
Cumhuriyet Halk Partisi olarak sağlık hizmetinin piyasalaştırılmasını, vatandaşın müşteri gibi görülmesini ve ekonomik yükün toplumun omuzlarına bırakılmasını kabul etmediklerini belirten Manisa CHP İl Sağlık Komisyonu üyeleri''Devlet Hastanelerinde Muayene Katılım Paylarına Yapılan Fahiş Artış Kabul Edilemez! '' uyarısında bulundu.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan son Sağlık Uygulama Tebliği ile devlet hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarında muayene katılım paylarına bir kez daha yüksek oranlarda zam yapılmış hatırlatmasında bulunan sağlık komisyon üyelerinin açıklaması şöyle:
''Yeni düzenlemeye göre; • İkinci basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında katılım payı 26 TL'den 50 TL'ye çıkarılmıştır (%92 artış). • Eğitim ve araştırma hastaneleri ile semt polikliniklerinde 26 TL'den 90 TL'ye yükseltilmiştir (%246 artış). • Üçüncü basamak devlet hastanelerinde 26 TL'den 90 TL'ye çıkarılmıştır (%246 artış). • Devlet üniversitesi tıp fakültesi hastanelerinde 26 TL'den 90 TL'ye yükseltilmiştir (%246 artış). • Vakıf üniversitesi tıp fakültesi hastanelerinde 26 TL'den 100 TL'ye çıkarılmıştır (%284 artış). • Özel sağlık kuruluşlarında 60 TL'den 100 TL'ye yükseltilmiştir (%66 artış). Bu rakamlar yalnızca bir fiyat değişikliğini değil, sağlık hizmetine erişimin giderek daha maliyetli hale getirildiğini göstermektedir. Sağlık, Anayasamızın güvence altına aldığı temel bir haktır. Hiçbir yurttaş ekonomik nedenlerle doktora gitmek, tedavi olmak ya da sağlığı ile geçimi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır. Bugün ise emekliler, asgari ücretliler, dar gelirli aileler ve kronik hastalığı bulunan milyonlarca yurttaş; artan muayene katılım payları, ilaç katkı payları, reçete ücretleri ve derinleşen hayat pahalılığı nedeniyle sağlık hizmetine ulaşmakta her geçen gün daha büyük güçlük yaşamaktadır. Üstelik bu zamlar sağlık sisteminin temel sorunlarını çözmemektedir. Aylar sonrasına verilen randevular, hekim açığı, hastanelerdeki yoğunluk ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşulları devam ederken çözüm yine vatandaşın cebinden daha fazla para almak olarak görülmektedir. Bu yaklaşım koruyucu sağlık hizmetlerini zayıflatacak, erken tanıyı geciktirecek ve hastalıkların daha ileri evrelere ulaşmasına neden olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sağlık hizmetinin piyasalaştırılmasını, vatandaşın müşteri gibi görülmesini ve ekonomik yükün toplumun omuzlarına bırakılmasını kabuletmiyoruz. Biz, sağlık hizmetinin herkes için ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir ve eşit olması gerektiğine inanıyoruz. Sosyal devletin görevi, yurttaşın hastalandığında cebindeki paraya değil, sağlık hakkına güvenmesini sağlamaktır. Muayene katılım paylarına yapılan bu fahiş artışlar derhal geri çekilmeli, sağlık hizmetine erişimi engelleyen tüm ekonomik bariyerler kaldırılmalıdır. Ücretsiz, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti mümkündür. Bunun için gerekli ekonomik kaynak da, insan gücü de ülkemizde mevcuttur. Eksik olan, sağlık hakkını önceleyen siyasi iradedir.''
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan son Sağlık Uygulama Tebliği ile devlet hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarında muayene katılım paylarına bir kez daha yüksek oranlarda zam yapılmış hatırlatmasında bulunan sağlık komisyon üyelerinin açıklaması şöyle:
''Yeni düzenlemeye göre; • İkinci basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında katılım payı 26 TL'den 50 TL'ye çıkarılmıştır (%92 artış). • Eğitim ve araştırma hastaneleri ile semt polikliniklerinde 26 TL'den 90 TL'ye yükseltilmiştir (%246 artış). • Üçüncü basamak devlet hastanelerinde 26 TL'den 90 TL'ye çıkarılmıştır (%246 artış). • Devlet üniversitesi tıp fakültesi hastanelerinde 26 TL'den 90 TL'ye yükseltilmiştir (%246 artış). • Vakıf üniversitesi tıp fakültesi hastanelerinde 26 TL'den 100 TL'ye çıkarılmıştır (%284 artış). • Özel sağlık kuruluşlarında 60 TL'den 100 TL'ye yükseltilmiştir (%66 artış). Bu rakamlar yalnızca bir fiyat değişikliğini değil, sağlık hizmetine erişimin giderek daha maliyetli hale getirildiğini göstermektedir. Sağlık, Anayasamızın güvence altına aldığı temel bir haktır. Hiçbir yurttaş ekonomik nedenlerle doktora gitmek, tedavi olmak ya da sağlığı ile geçimi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalıdır. Bugün ise emekliler, asgari ücretliler, dar gelirli aileler ve kronik hastalığı bulunan milyonlarca yurttaş; artan muayene katılım payları, ilaç katkı payları, reçete ücretleri ve derinleşen hayat pahalılığı nedeniyle sağlık hizmetine ulaşmakta her geçen gün daha büyük güçlük yaşamaktadır. Üstelik bu zamlar sağlık sisteminin temel sorunlarını çözmemektedir. Aylar sonrasına verilen randevular, hekim açığı, hastanelerdeki yoğunluk ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşulları devam ederken çözüm yine vatandaşın cebinden daha fazla para almak olarak görülmektedir. Bu yaklaşım koruyucu sağlık hizmetlerini zayıflatacak, erken tanıyı geciktirecek ve hastalıkların daha ileri evrelere ulaşmasına neden olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sağlık hizmetinin piyasalaştırılmasını, vatandaşın müşteri gibi görülmesini ve ekonomik yükün toplumun omuzlarına bırakılmasını kabuletmiyoruz. Biz, sağlık hizmetinin herkes için ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir ve eşit olması gerektiğine inanıyoruz. Sosyal devletin görevi, yurttaşın hastalandığında cebindeki paraya değil, sağlık hakkına güvenmesini sağlamaktır. Muayene katılım paylarına yapılan bu fahiş artışlar derhal geri çekilmeli, sağlık hizmetine erişimi engelleyen tüm ekonomik bariyerler kaldırılmalıdır. Ücretsiz, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti mümkündür. Bunun için gerekli ekonomik kaynak da, insan gücü de ülkemizde mevcuttur. Eksik olan, sağlık hakkını önceleyen siyasi iradedir.''
Bu haber 18 defa okunmuştur.






YORUMLAR