Binlerce vatandaşa seslenen CHP lideri Özel''and olsun ki demokrasiyi de barışı da biz getireceğiz''
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara'da "Vesayet Değil Siyaset! Kayyuma, Darbeye Hayır!" sloganıyla düzenlediği mitingde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, "Bugün sarayında oturup bu meydandan korkanlar da var. 12 metrelik hücrelerinden bu meydana coşanlar da var. Sarayından bakana sesleniyorum. Ey Erdoğan, Tandoğan Meydanı'nı hiç böyle gördün mü? Meydana varan bütün sokaklar sonuna kadar dolu, kimse ayrılmıyor görüyor musun? Bu meydanda senin gibi korkanlar değil, senden korkmayanlar var. Bu meydan direniyor, mücadele ediyor" dedi.
'TÜM OTOKRATLAR MEYDANLARDAN KORKAR'
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:"Türkiye İttifakı'nın tüm renkleriyle kol kola bu meydandayız. Bugün 'vesayet değil, siyaset' diyenler burada. 'Kayyuma, darbeye hayır' diyenler, 19 Mart darbesinden sonra 54'üncü kez bu meydanda direnenler burada.Bugün burada eylem için toplandık. Saraylar saltanatlar çöker, kan susar bir gün. Zulüm biter. menekşeler de açılır üstümüzde. Bugünleren geriye bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler. Bugün bu meydanda ekmeği küçülen, geleceğinden kaygı duyanlar var. Bugün bu meydanda emeği çalınanların bir dayanışması, omuz omuza durması ve yarına güvenle bakmaları için birlikte olmaları var.
Tüm otokratlar meydanlardan korkar. Bugün sarayında oturup bu meydandan korkanlar da var. 12 metrelik hücrelerinden bu meydana coşanlar da var. Sarayından bakana sesleniyorum. Ey Erdoğan, Tandoğan Meydanı'nı hiç böyle gördün mü? Meydana varan bütün sokaklar sonuna kadar dolu, kimse ayrılmıyor görüyor musun? Bu meydanda senin gibi korkanlar değil, senden korkmayanlar var. Bu meydan direniyor, mücadele ediyor.
'TÜRKİYE'NİN BÜTÜN DEMOKRATLARI, DEMOKRASİNİN TARAFINDAYIZ'
Son günlerde yaşadığımız bütün süreçlerde iktidarı ilk devrettiğimiz Demokrat Parti'nin ziyaretiyle başlayan, DEM Parti'nin, Zafer Partisi'nin ziyaretleriyle, Yeniden Refah Partisi'nin ziyaret talepleri ve iyi dilekleriyle, İYİ Parti'nin, DEVA'nın, Gelecek Partisi'nin, Saadet Partisi'nin paylaşımları, telefonlarıyla, sahadaki dostlarımız gibi Türkiye İşçi Partisi'yle, EMEP'le, SOL Parti'yle omuz omuza Türkiye'nin bütün demokratları, demokrasinin tarafındayız.
Bu ceberut iktidar, zeytinlere saldırdığında bütün partiler birleştik direndik. imzalarla AYM'ye gideceğiz. Zeytini korurken de demokrasiyi korurken birlikteyiz. CHP ana muhalefet partisidir ama muhalefetin patronu değildir. Bütün kardeşleriyle omuz omuzadır. partimiz yıllarca darbelerin hedefi oldu. Kapatıldı, genel başkanlarımız tutuklandı ama her zorluğu milletimizle yendik. 47 yıl sürdü, ikinci parti olduk, birinci parti olamadık. Ancak demokrasiden şaşmadık.
'DEMOKRASİYİ DE BARIŞI DA BİZ GETİRECEĞİZ'
"Bu savaş değil, yarıştı. Bu gece bitti dedik. Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var dedik. Hizmet, yoksula sahip çıkmak dedik. Başkanların ceplerinde şehrin altın anahtarı yok, CHP iktidarının anahtarı var dedik. İstanbul'da Ekrem Başkan, Ankara'da Mansur Başkan hep birlikte çalışıp milletin gönlüne girince, anketlerde önde sonuç alınca karşımızdakiler bizim 47 yıl gösterdiğimiz sabrı, metaneti, demokrasiye saygıyı 47 ay göstereceklerdi. O günden genel seçimlerin takviminin başlamasına 47 ay vardı. Değil 47 ay, 47 gün sabredemediler. Daha ilk yenilgide demokrasi treninden indiler. Dünyadaki diğer otokrasileri aşan bir saldırıya giriştiler. önce seçimle otoriterlik kuranlar şimdi seçimsiz bir otokrasiye geçme hevesindeler. Çok partili rejime saldırıyorlar. bu iktidar demokrasi istemiyor. biliyorlar ki demokrasi olsa sandıktan çıkmayacaklar, adalet olsa kendi suçlarını örtemeyecekler, barış olsa bu milleti kutuplaştıramayacaklar. And olsun ki demokrasiyi de barışı da biz getireceğiz.,
AKP bu ülkeye iyi gelmedi. Emekliye, gençlere, çocuklara, kadınlara, ormanlara, sokaktaki can dostlarımıza iyi geledi. Önce cumhuriyetin tüm kazanımlarını şirketleştirdiler. FETÖ ile ortak oldular devletin tüm kadrolarını ele geçirdiler. FETÖ ile birlikte anayasayı değiştirdiler. Balyoz'daki Ergenekon'daki zulümleri bu ülkeye yaşattılar. Bu ülkenin bilim insanlarına, iş insanlarına, askerlerine kumpaslar kurdular. o tarihlerde bizler Ergenekon kumpası, Balyoz kumpası derken ateş olmayan yerden duman çıkmaz, darbeyi savunuyorsunuz mahcup olacaksınız dediler. Sonra kendi şımarttıklarının darbesini yediler. 17-25 Aralık belgeli hırsızlıklarının üzerini örttüler. Erdoğan dedi ki para milletin cebinden mi çıkıyor ki yolsuzluk olsun. Ayakkabı paralarından çıkan paraları önce FETÖ'cüler koydu dediler, sonra faizi ile geri istediler.
İşlerine gelince müzakere ettiler, işlerine gelince sivil siyaseti hedef gösterdiler. barışın umudunu da siyasete alet ettiler. Gün geldi akan kandan medet umdular, gün geldi akan kanı durduracağız diye akan kandan medet umdular. Bu kumpasçılara karşı biz kazanacağız. Bu meydan kazanacak, Türkiye'nin demokratları kazanacak."
'EMEKLİNİN MAAŞI 4'TE 3 AZALDI'
"Emekli AKP öncesine göre, altına göre 4'te 1 maaş almaktadır. zaten bu yoksulluğu da iliklerine, kemiklerine kadar hissetmektedir. En düşük memur maaşı AKP öncesi 14,5 çeyrek altın alırken şimdi sadece 5,5 çeyrek altın alabilmektedir.
Türkiye’yi bu duruma getirenler Türkiye’deki en zengin %20’ye servetin yüzde doksanını kalan %80’e servetin yüzde onunu layık görmüşlerdir. En zengin %1 servetin yüzde kırkını geri kalan 99 geri kalan %60’ı paylaşmaktadır. işte AK Parti’nin kara düzeni böyle bir düzendir. Bu kara düzende hayat pahalı, emek ucuzdur. Ekmek pahalı, emek ucuzdur. Örgütlenme özgürlüğü, grev özgürlüğü tehdit altında değildir saldırı altındadır. Bu iktidar işçi düşmanıdır, grev yasakçısıdır. Bugün Türkiye’de işçilere bir maaş zammında üç kere kazık atılmaktadır. TÜİK‘in enflasyon oranları, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumu TÜİK‘in enflasyon oranları alınacak denir. Burada TÜİK'in makyajlı yarı yarıya enflasyonu hesaba katılmaktadır. Diğer taraftan TÜİK‘in enflasyonu da alınmayıp enflasyonun 15 puan altında beklenti enflasyonuyla zam verilmektedir. Ayrıca büyüyoruz diye övünenler büyümeden emekçiye de emekliye de pay vermeyip onların iyice küçülmesini sağlamaktadırlar. Buradan Ankara’dan hem memleketin başkentinden hem bürokrasinin başkentinden ama hem de emeğin başkentinden Türkiye’deki bütün emekçilere sesleniyorum. Mutlaka sendikalı olun, mutlaka sendikalı olun. En kötü sendika sendikasızlıktan iyidir. Sendikalara üye olun ama böyle dedim diye de en kötü sendikaya da gitmeyin birazcık hakkınızı arayanlara sahip çıkın.
'MİLLET BU İKTİDARDAN DESTEĞİNİ ÇEKMİŞTİR'
"Millet bu iktidardan desteğini çekmiştir, millet kendi dertleriyle dertlenen bir iktidar umuduna bel bağlamıştır. Veresiye defterlerini kapatan, 762 tane kreş açarak yoksulun çocuğuna da erken yaşta eğitim hem de annesine istihdam olana sağlayan CHP’li belediyelere, 77 öğrenci yurdu açarak yoksulun çocuğunu cemaatlere tarikatlara değil eşit hizmet alacakları belediye yurtlarına yönlendiren CHP’li belediyelere, yoksullara süt verenlere, beslenme çantalarını dolduranlara, kırtasiye desteği verenlere 'hoşgeldin bebek paketi' ile yoksulun çocuğuna hoşgeldin diyenlere ve yatağındaki yaşlıya da kundaktaki çocuğa da bu milletin evlatları diye sahip çıkan belediyelere sarılmış son seçimlerde kendi değişen Türkiye’ye değişim vaat eden Cumhuriyet Halk Partisi’nde karar kılmıştır. Partimiz 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. AK Parti kurulduğu günden itibaren ilk kez yenilmiştir. Milletin kararına saygı duyması, hatayı kendinde araması, bizimle hizmette yarışması gerekirken en kötü yola en berbat yola tenezzül etmiştir. Millete umut vaat edemeyen iktidar, milleti korkutarak ve baskı altına alarak ayakta kalmayı tercih etmiş. Bunu denemektedir bugün. Türkiye’de demokrasi ile göreve gelen bir iktidarın demokrasi treninden inmesinin ve ülkeyi sandıkla değil baskıyla yönetme tercihinin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Milletimiz ağır bedeller ödemektedir. İşte bu anlayış cumhurbaşkanı adayını belirleyeceğimiz 23 Mart tarihine giderken bundan dört gün önce 19 Mart tarihinde cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu‘nu gözaltına almış, tam dört gün gözaltında tutmuş. 15 buçuk milyon seçmenle kendisi cumhurbaşkanı adayı gösterilirken onu demir parmaklıklar arkasına koymuştur. Buradan hep birlikte seslenmek isteriz ki bizim cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu."







YORUMLAR