Biçer berat etti.

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 21 Nisan 2019'da katıldığı asker cenazesinde linç girişimine uğramasına tepki gösteren Biçer'e yaptığı paylaşım nedeniyle dava açıldı

Biçer berat etti.
10 Aralık 2019 - 19:10
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 21 Nisan 2019'da katıldığı asker cenazesinde linç girişimine uğramasına tepki gösteren Biçer'e yaptığı paylaşım nedeniyle dava açıldı. Biçer, paylaşımında "Sivas'ta otel önünde bekleyenlerle, Çubukta ev önünde bekleyenler aynı kandan" ifadelerini kullanmıştı. Biçer'e yaptığı sosyal medya paylaşımından ötürü 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla dava açıldı. Biçer, bugün sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Son paylaşımında da beraat edildiğini duyurdu. Biçer'in açıklamaları şöyle: "Attığım tweet için yargılanıyorum... Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede; 21.04.2019 günü Ankara İli Çubuk İlçesinde, şehit cenazesine katılan CHP Genelbaşkanı ve yanında bulunan milletvekili ve korumalarına yönelik linç girişimine tepkimi içeren ve Twitter’da paylaştığım “Sivasta otel önünde bekleyenlerle, Çubukta ev önünde bekleyenler aynı kandan. Kemal Kılıçdaroğlu Yalnız Değildir” sözü nedeniyle, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğim iddiasıyla cezalandırılmam istenmektedir. Öncelikle; Sayın Savcı’nın “Saldırı” olarak nitelediği bu olayın, tüm aşamaları ile bir linç girişimi olduğunun altını çizmek isterim. O günün televizyon programlarında yer alan görüntüler, ulusal basın ve sosyal medya paylaşımları ve CHP tarafından hazırlanmış olan belgesel incelendiğinde; bu olayı basit bir saldırı olarak nitelemenin olanaksız olduğu açıkça görülecektir. Ben CHP üyesi, 25. ve 26. dönemlerde Manisa milletvekilliği yapmış birisiyim. Bu sıfatları taşımış olmasam dahi bir yurttaş olarak, bir siyasi parti başkanı ya da herhangi bir birey ya da insan topluluğunun linç edilmesi karşısında susamam. Bilirim ki susmak, benzeri katliamlardan sorumlu olmaktır. Atmış olduğum tweet, bu sorumluluğun ve insani tepkimin ürünüdür. Sizin de bileceğiniz gibi; Ülkemiz bahtsız bir biçimde sayısız toplu katliama sahne olmuştur. İnançları ya da siyasi görüşleri nedeniyle; yüzlerce insanımız terör eylemlerinin hedefi olmuş, kimisi yakılarak, kimisi bombaların ya da kurşunların hedefi olarak yaşamlarını yitirmiştir. Sivas Katliamı da bu olaylardan biridir. 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Derneği’nin düzenlediği anma etkinliği, konukların kaldığı Madımak Oteli’nin yakılması ve 33’ü konuk, 2’si otel görevlisi olmak üzere toplam 35 kişinin yaşamını yitirmesi ile sonlanmıştır. Sivas katliamı toplumsal hafızada yer etmiş bir olaydır. Otel önünde toplanan kişilerin “yakın” bağırışları arasında otel ateşe verilmiş ve bir katliam yaşanmıştır. Sivas Katliamı davası 26 yıldır devam etmektedir. Hep gündemde ve belleğimizdedir. CHP Genelbaşkanı ve maiyetine yönelik saldırı da benzer bir olaydır. Olayın “girişim” düzeyinde kalması, saldırganların gönüllü vazgeçmesi ile değil, geç de olsa güvenliğin sağlanması ile olmuştur. Çubuk’ta meydana gelen linç girişimini televizyondan öğrenen pek çok insan yeni bir #SivasKatliamı yaşandığı kaygısına kapılmıştır. Özellikle sığınılan eve yönelik saldırı ve evin önünde toplanan kişilerin “Yakalım” bağırışları insanlığa karşı bir eylem, bir katliam olan #SivasKatliamı’nın anımsanmasına yol açmıştır. Evet, #SivasKatliamı’nı yapanlar ile Çubuk’taki saldırganlar aynı anlayıştadır. Her iki olayın failleri de; ülkenin birliğine, iç huzuruna, kamu barışına saldırıda bulunmuştur. Eylemleri ile ülkede iç kargaşa çıkarmaya, toplumda var olan farklılıklar üzerinden toplumu ayrıştırmaya ve kutuplaştırmaya çalışmıştır. Tweetimde yer alan “aynı kandandır” sözü aynı anlayışta olmalarına, aynı amacı güttüklerine yöneliktir. Söylemim herhangi bir ırk ayırımını değil, anlayış benzerliğini işaret etmektedir. Savcılık Makamı, iddianamede, Türk Ceza Kanununun 216. Maddesi gereğince cezalandırılmamı istemektedir.

Bu haber 303 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum