Valiler buluşması
Valiler Buluşması Programı kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ve 81 İl Valisini kabul etti.
TBMM Tören Salonunda gerçekleştirilen programda bir konuşma yapan İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Şu an içinde bulunduğumuz bu yüce mekân; millet iradesinin tecelligâhı, asırları aşan devlet aklımızın ve yönetim geleneğimizin kudret nişanesidir. En çetin günlerde İstiklâl Harbi’ni sevk ve idare eden Gazi Meclis’imiz; milletimizin varlık mücadelesine yön vermiş, bağımsızlık meşalesini Anadolu’nun her köşesine taşımıştır. Milli iradenin sarsılmaz kalesi olan Gazi Meclis; 15 Temmuz gecesi tankların ve uçakların karşısında imanla, cesaretle, vakar içinde dimdik durmuştur. Milletimizin kararlılığına öncülük etmiş, istiklaline sahip çıkan bir milletin iradesini dünyaya ilan etmiştir.” diye konuştu.
“Bu Ruh; Milletimizin Sesi, Devletimizin Nefesi, İstikbalimizin Teminatı Olarak Nesilden Nesile Taşınmaya Devam Edecektir”
Meclis çatısı altından yükselen iradenin hiçbir şartta sarsılmadığına dikkat çeken İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “O karanlık gecede bu çatı altında yükselen irade; bombalar altında dahi sarsılmamış, milli egemenliğe sadakatini bir kez daha göstermiş, demokrasi mücadelemizin şerefli sayfalarından birini daha tarihe altın harflerle kazımıştır. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kurtuluş manifestosu mahiyetindeki, ‘korkma’ hitabıyla başlayan İstiklâl Marşı’mız da ilk kez bu kutlu çatı altında yankılanmış; milletimizin imanını, cesaretini ve istiklal azmini mısralara döken ebedî bir yemin olmuştur. Bu ruh; milletimizin sesi, devletimizin nefesi, istikbalimizin teminatı olarak nesilden nesile taşınmaya devam edecektir.”
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, konuşmasına şöyle devam etti:
“Mülk; her şeyden önce Yüce Allah’ın tasarrufu altında bulunan ilahî bir emanettir. Göklerin ve yerin gerçek sahibi O’dur; yeryüzünde insana verilen geçici hâkimiyet ise adaletle taşınması gereken ağır bir sorumluluktur. Bu emanet bilinci, tarih boyunca medeniyetimizin devlet anlayışına da yön vermiştir. Bugün de muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, devlet-millet kaynaşmasını esas alan bu köklü miras; Türkiye Yüzyılı vizyonunun yönetim ufkunu şekillendirmektedir. Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülkî idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini; köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali, devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder.”
“Vatandaşın Devleti İlk Hissettiği Yer Valilik Makamıdır”
Valilik makamının kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığı olduğunu dile getiren İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla; yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, Büyük ve Güçlü Türkiye idealine yakışır biçimde; Devletimizin kudretini, merhametini ve adaletini memleketimizin her köşesinde yaşatmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
“Adımız Farklı Olsa Da Soyadımız Tektir, O Da Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Terörsüz Türkiye sayfasına yelken açtıklarını söyleyen İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, şunları kaydetti:
“86 milyon hep birlikte; ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te, aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek; nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek; yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak; bugün de aynı ruhla, aynı inançla, Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi: Siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu anlayış, ortak tarihimize, ortak geleceğimize ve müreffeh Türkiye yolundaki irademize ışık tutan müşterek paydamızdır.”
Sahip oldukları en büyük sorumluluğun Türkiye’nin huzur ve güvenini sağlamak olduğunun altını çizen İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Huzur; evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir: Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda; istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız. Suçun finansını kurutacak, suç örgütlerinin ağlarını dağıtacak, gençlerimizi zehirleyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu mücadeleyi yürütürken pusulamız hukuk, adalet, merhamet ve kamu düzenidir. Güvenlik hizmeti; vatandaşımızın hakkını korumak, mazlumun yanında durmak, suçlunun karşısında dimdik durmaktır. Farkında olduğumuz önemli bir hakikat daha vardır; o da huzurun, sadece kollukla değil; birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla güçleneceği gerçekliğidir. Bu anlayışla 86 milyonun ortak paydasını büyütecek, ayrıştıran her dili reddedecek, milletimizin arasına fitne sokmak isteyenlere asla geçit vermeyeceğiz. Bu kararlılığı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Büyük ve Güçlü Türkiye yürüyüşüne yakışır bir azimle sürdüreceğiz, İnşallah.”