Özel yurttaşlara söz verdi:''kökünden çözeceğiz''
CHP lideri Özel "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 106’ncısı için Sakarya'da kürsüye çıktı. Özel, Demokrasi Meydanı'nı hınca hınç dolduran coşkulu kalabalığa hitap ediyor.Tarihi günlerinden birini yaşayan Sakarya'da, dev buluşma için sabahın erken saatlerinden itibaren olağanüstü güvenlik önlemleri hayata geçirilmişti. Özel'in konuşması öncesinde arama noktalarından geçerek alanı dolduran on binlerce vatandaş güvenlik koridoruna alınırken; kentin can damarı konumundaki Atatürk Bulvarı, Kudüs Caddesi ve Ankara Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Gözler şimdi, kürsüye çıkan Özgür Özel'in Sakarya'dan vereceği kritik mesajlara çevrildi.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Buraya memleketim Manisa'dan geliyorum. 500 yıldır süren bir geleneği sürdürmek için, ellerini şifaya açanlara mesiri sunmak için, Mesir Festivalinde hemşerilerimizle buluşmak için oradaydık. Sakarya'ya geleceğimi biliyorlardı ve Manisalılar Sakarya'yla olan 65 yıllık gönül bağlarını tekrar ederek Sakarya'ya selam söylediler. Bilenler bilir, bilmeyenlere ben anlatayım.
Yıl 1960. Manisa'nın bir mahalle semt takımı Sakarya var. Renkleri de yeşil siyah. O takım maçları kazanıyor, üst üste her yıl şampiyon oluyor ve o zamanki en üst lig olan 1. lige Manisa'nın Sakaryaspor'u çıkıyor. Sakaryaspor var, bir başka Sakaryaspor yeşil siyah renkleriyle 1. ligde Manisa'da var. Bu karışıklık bir husumet değil bir dostluk, bir kardeşlik yaratıyor ve Manisaspor, Sakaryaspor'un adını Manisaspor olarak değiştiriyor, renklerini siyah beyaz yapıyor, yeşil siyahı ve hak ettiği ismi Sakaryaspor'a bırakıyor.
O gün bugün ben de çok gittim stada Sakaryaspor'u ağırladık. Çok geldik deplasmana, kardeşimizin evinde gibi ağırlandık. Bizim plaka 45, Sakarya'nın 54. Bizim tribün bağırır 54, Sakarya bağırır 45 diye. Bizim tribün bağırır Sakarya, Sakarya bağırır Manisa diye. İşte koca Manisa Mesir Meydanından yüz binlerden Sakarya'ya selam getirdim. Var ol Sakarya!
"SAKARYA'YA KÜSMEDİK KUSURU SAKARYA'DA BİLMEDİK"
Sakarya 1954'te il oldu. O günden bugüne 15 kez belediye başkanı seçti. Bunlardan ikisinde, 73 ve 77'de Bülent Ecevit'in Cumhuriyet Halk Partisi bu meydanları doldurdu, belediyeyi kazandı. 89'da SHP ile kazandık. O gün bugün 37 yıldır Sakarya'da belediyeyi kazanamadık. Ama Sakarya'ya küsmedik. Kusuru Sakarya'da bilmedik. Sakarya'ya sırtımızı dönmedik. Hep sevdik, hep Sakarya için iyi şeyler söyledik. Sakarya'nın seçtiklerine, tercihlerine saygı duyduk. Sayın belediye başkanına, her partiden belediye meclis üyelerine de başarılar diliyoruz ve gün geldi, bugünü gördük; Sakarya'da, Sakarya'da Ayça Taşkent başkanımla ve Ümit Dikbayır başkanımla iki milletvekiline ulaştık. Bundan sonra bir daha bırakmayacağız.
Ben bu güzel güne, burayı elbette bir partiye mal etmiyoruz. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi ki baba evimizdir, baba evinin çayını demleyenlere, bacasını tüttürenlere, İl Başkanımız Oğuzhan Curoğlu'nun şahsında bütün örgütüme yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
"KALE SİYASETİ BİTMİŞTİR"
Ayrıca Sakarya iki milletvekiliyle partimizde temsil edilirken, parti meclisimizde de önceki il başkanımız Ecevit Keleş'le ve benim çok değerli ağabeyim, birlikte görev yaptığımız sevgili Engin Özkoç'la parti meclisinde iki Sakaryalıyla temsil ediliyor. Bu şu demek: Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya'yı dinliyor, Sakarya'yı duyuyor. Onun bizden beklentilerini görüyor, Sakarya için çalışıyor. Bundan sonra, zamanında şöyle derler: 'Sakarya sağın kalesidir', sağla bir derdimiz yok. 'Sakarya AK Parti'nin kalesidir', Sakarya'nın tercihleriyle bir derdimiz yok. Ama herkes şunu bilsin ki artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir, yoksulluktan hep birlikte kurtulmak, işsizlikten hep birlikte kurtulmak, çiftçinin, köylünün, hayvancının yüzünü güldürmek, halktan yana işler yapmanın zamanıdır. Bunun için bundan sonra Sakarya yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran, vatandaşı unutan bir iktidarın, Sakarya sorun çözmeyen, öteleyen, iteleyen, görmeyen bir iktidarın, emekliyi 20.000 liraya, emekçiyi 28.000 liraya mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. O kale siyaseti bitmiştir. Sakarya bundan sonra milletin kalesidir, milletin kalesidir!
"MİLLETİN PARTİSİ İKTİDARA GELMELİDİR"
Esnaf gezip ekonominin durumunu konuşabiliyorlar mı? Yoksulluğa, işsizliğe bir çare söylüyorlar mı? Çiftçiye, hayvancılıkla uğraşana bir çare söylüyorlar mı? Madem o zaman sokakta yoklar, madem yazın serin salonlara, kışın sıcak salonlara kaçıyorlar, meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur. Bu iktidar yorulmuştur. Onun için salonların partisi AK Parti değil, meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir.
"HALEN DAHA DEPREMİN İZLERİNİ SİLMEDİLER"
Seçimde geliyorlar, oyunuzu alıp gidiyorlar. Bir daha da buralara uğramıyorlar. 1999 depremi oldu. Üzerinden 27 yıl geçti. Maalesef 27 yıl sonra halen daha depremin acıları, izleri devam ediyor. Kentsel dönüşüm beklentisi var. Yıllardır oyalandılar. İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar. Verdikleri sözleri tutmadılar. Belirsizlikler halen devam ediyor. Öğrenciler riskli okullarda okuyorlar, kalabalık sınıflarda okuyorlar. Derslik yetersiz, öğretmen sayısı yetersiz. 26 yıl sonra, 27 yıl sonra... Evet, 3 yıl önceki depremin söz verdikleri gibi bir yılda değil, üç yılda bile sözlerini tutamadılar. O taraf için laf yetiştiriyorlar. Ama iktidarları boyunca, tam 25 yıl, 24 yıl burada iktidar olup halen daha depremin izlerini silmediler.
"SAKARYA GEÇEN YIL 70 MİLYAR LİRA VERGİ VERMİŞ YATIRIM BÜTÇESİNDE SADECE 12 MİLYAR LİRA ALMIŞ"
Ve ben şöyle bakıyorum, Sakaryalılara şunu söyleyeyim: Bu meydana, meydana girmeyen ama uzaktan kulak kabartanlara, dinleyenlere, hak verenlere ya da merak edenlere söyleyeyim. Bir kente gelince, hele hele Sakarya gibi depremin yaralarının sarılması gereken bir kente gelince insan bu kente uzanmış devletin bir şefkatli elini arıyor. Bekliyor ki vergiyi İstanbul'dan toplayalım, vergiyi Manisa'dan toplayalım, vergiyi Denizli'den, Kayseri'den, Gaziantep'ten toplayalım, dönüp Sakarya'ya gelince Sakarya'ya da vergiden fazlasını verelim. Buraya katkı yapalım. Burayı ayağa kaldıralım. Bu şehre pozitif ayrımcılık yapalım, bu olsun diye bekliyorsunuz. Baktım ki ne göreyim? Sakarya geçen yıl 70 milyar lira vergi vermiş, yatırım bütçesinde sadece 12 milyar lira almış. Ben beklerim ki Sakarya bir vergi versin, üç hizmet alsın. Beş hizmet alsın, helali hoş olsun derim. Sakarya yedi vermiş, bir almış. Birileri Sakarya'dan oyu da almış, vergiyi de kepçeyle almış, hizmete gelince çay kaşığıyla vermiş. İşte Sakarya neyden şikayet ediyorsa özü budur. Sözün bittiği yer budur. Yedi kat vergi alıp yedide altısını götürüp yedide birini ancak bu şehre hizmet için ayıranlardan bu şehre asla fayda gelmez. Buradan size söz veriyorum: Bu devran değişecek, bu düzen değişecek, AK Parti'nin kara düzeni gidecek, Sakarya'nın derdini çözecek bir iktidar gelecek.
"SAPANCA GÖLÜ MUTLAKA KURTARILMALIDIR"
Bir yandan hepinizin gözbebeği Sapanca Gölü'ne adeta eziyet ediyorlar. Göl dip seviyelerini görmeye başladı. İktidar bu sorunu çözeceğine, örneğin Ballıkaya'dan, Çamdağı'ndan özel projelerle su getirip gölü kurtaracağına, halen daha göle dolgu yapılmasına izin veriyor. Kaçak iskeleleri önlemiyorlar. Diğer yandan sanayinin kaçak, gölden su çekişine engel olmuyorlar. Bir an önce bağımsız havza yönetim üst kurulu kurulmalıdır. Sapanca Gölü mutlaka kurtarılmalıdır.
"BARINMA KRİZİNİ KÖKÜNDEN ÇÖZECEĞİZ"
Sakarya'yı inceledikçe insan gerçekten olana bitene anlam veremiyor. 4 yılda kiralar %970 artmış. 4 yılda Sakarya'da kiralar 10 katına çıkmış. Ev paraları, ev fiyatları %700 artmış. Yani 8 katına çıkmış. Kira ortalaması 22.000 lira, 25.000 liraya dayanmış. Büyük bir barınma krizi var. Bu yüzden göç var. Bu yüzden bu şehre kimse öğretmen olarak da gelmek istemiyor, doktor olarak da gelmek istemiyor, hemşire olarak da gelmek istemiyor. Bu iktidar ilk geldiğinde, ilk geldiğinde bütün lojmanları satışa çıkarmıştı. Şimdi işte onun acısını doktor eksiğiyle, onun acısını hemşire eksiğiyle çekiyoruz. Bunun için iktidara geldiğimizde TOKİ öyle zenginlere villalar yapmakla, pahalı konutlar yapmakla değil, öğrenciye yurt yapmakla, devlet memuruna kalacağı lojman yapmakla meşgul olacak. Bu barınma kriz