Onu sor! Önder Çorlu yazdı
Magazin gazetecisi olmak...
Yahu boş ver o; Magazinci
O ne anlar..
Ona;
kim, kiminle onu sor..
Ona;
Kimin yatağından kimler kalkmış
onu sor...
ancak onu bilirler..
Ne anlar ekonomiden..
Siyasetten..
Dürüstlükten, erdemlikten
Yoksulluktan, yokluktan..
İşleri güçleri goy goy..
Ona buna yağ çekerler..
Tutmayan diziyi tutsun diye överler..
Oyunculuktan bi haber olan oyuncuyu bulutlarda taşırlar
Falan da filan..
Genellikte bizim mahallede bunlar konuşulur...
Sonra da derler ki magazinci olmak varmış..
Hem kıskanırlar hem de yukarıdan bakarlar.
Ha aramızda bunları yapanlar var mı?
Var..
Oyunculuk yeteneği olmayanı Türkan Şoray'ın yerine koyanlar yok mu?
Var..
Sesi banyoda bile çekilmeyecek kadar kötü olanı Sezen Aksu yerine koyanlar yok mu?
Var tabi ki..
Ve hep de var olacaklar.
Ama geneli böyle demek o gözle bakmak bir magazinci olarak benim hep ağrıma gitmiştir.
Bir kere gerçek magazinci asla yalan yazmaz..
koltuk kapmak için kimseye şirin gözükmez
Menfati olmaz
Karakterini satmaz
Haberini, haber verenini korur...
Hiç unutmam..
Kendimden bilirim;
Çok ünlü bir sanatçının evine misafir oldum
Görmemem gereken bir fotoğraf gördüm.
Kıpkırmızı oldu.
Morardı.
Dudakları titreyerek
Bunu görmesen yazmasan olmaz mı?
Yazmadım. Ve unuttum.
(Evine davet etmiş birine tuzak kuramazdım..)
Çünkü benim kitabımda bu yok.
------
Televole'de muhabirim..
Antalya'da Ebru Gündeş'in konseri vardı acele yola çıktım
Harcırah almamıştım.
Cebimde yok denecek kadar param vardı.
Muhasebeye bakan Aybars Hünalp sen git ben hesabına atarım demişti
Atmadı.
İki gün oldu para yok.
Ebru Hanımı Antalya Fenerbahçe maçına gitmeyi ikna ettim. Bir taşta iki kuş vuracaktım ama neyle cep delik cepten delik...
Neyse ki Ebru Hanım sıkıntımı anlamış olacak ki;.
'Düşündüğün şeye bak, senin yanında ben varım'
Ebru Hanım maçı izlerken hop oturup hop kalkıyor
Mikrofonuma nasıl Fenerbahçe taraftarı olduğunu hem maçın heyecanını yaşayarak hem de anılarına dönerek yaşatıyordu.
Fenerbahçe , Antalya'ya yenildi ya da berabere kalıp şampiyonluktan oldu.
Bizim güzelim kasette çöpe gitti.
Herkes uçağa bindi..
Ben de para yok banka çöktüm.
Kara kara düşünürken İkinci kez Ebru Hanım bilet konusunda yardım etti.
Çok mahcup olmuştum.
Kendi gözümde kendim, ezilmiş, küçücük kalmıştım.
Pazartesiyi zor ettim.
Durumu müdürüm Şansal Büyüka'ya anlattım.
Elime dolarları sıkıştırdı ' git borcunu kapat' dedi.
Ebru Hanımı aradım.
Akmerkez'de olduğunu söyledi.
Bir hışımla yetiştim.
Çaktırmadan çantasına parayı attım..
Biraz uzaklaştıktan sora göz ucuyla çantasını işaret ederek..
Teşekkür ettim.
Sanatçıdan dost olmaz ama sen benim bundan sonra dostum, arkadaşımsın . diye bağırdım.
Parayı çantasında görünce çok kızdı
İsmim Akmerkez'de yankılandı.
Oh be yüküm kalkmıştı..
Ebru Gündeş'in 'sevme kızım yanarsın' şarkısını ellerim cebimde yolda söyleye söyleye giderken benden mutlusu yoktu.
Ertesi gün ortalıkta Önder sanatçılardan para alıyormuş lafları dolaştı.
Kan beynime sıçradı.
Artık burada çalışamazdım.
Durumu Şansal Abi'ye anlattım.
Şansal Abi servise bir konuşma yaptı ve konuyu kapattı.
Kafama koymuştum Televole'den ayrılacaktım.
Ayrıldım.
Eski eşim çok kızdı.
Durumu anlattım.
Buna rağmen ; duymasan görmesen olmaz mı? diye çıkıştı.
Neyseki imdadıma Star tv yetişti
Büşah Gencer; gel müdürümüz ol dedi
Anlaştık.
O kadar havalıyım ki
Londra'dan bile canlı yayın yaptım.
Büşah Gencer ile Londra'da tartıştık.
Tatsız tuzsuzdum.
Hele benimle birlikte çalışan bir aradaşımı giriş kartı yanında olmadığı için yayın günü binaya sokulması bardağı taşırdı.
Çok iyi maaş alıyordum.
Arabam şoförüm telefonum vardı
İşler tıkırındaydı.
Kimin umurunda varsaa yoksa duruşum....
Cem Uzan'ın mailine efendim yayın var arkadaş bir hata yapmış affedin dedik.
Kimliksiz giremez.
Efendim persolende kayıtlı dedik
Farketmez
Efendim ben müdürüyüm ben kefilim dedik
nafile..
Yayını bitirdim
Ertesi gün ben müdürüm benim sözüm geçmiyorsa yerim böyle müdürlüğü dedim , istifamı bastım çıktım.
yani kıssadan hisse;
Biz magazinciler hiç bir arkadaşımızı satmayız.
Sırtına aldığımızı yarı yolda bırakmayız.
Çürükler olacak mı?
Kimlerde yok ki ...
Ahtapotun kolları gibiler.
Ayrıca o, onların sorunu..
Ben kendimi tanıyorum
kendimi biliyorum..
Başkasını bilmem.. Eleştirmem..
Ne mi öğrendim çok şey mesela;
Sana güvenenlere yalan söylememeyi
Sana yalan söyleyene de güvenmemeyi..
ve bir de Che Guevara'nın şu sözünü;
Bir insanın yaşayıp
yaşamadığını anlamak için
nabzına değil
onuruna bakın;
duruyorsa yaşıyordur...