Ömer Koç,´Liberal ekonomi düzeni istikrarını yitirdi´

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, kısa vadeli dalgalanmaların kendilerini uzun dönemli hedeflere odaklanmaktan alıkoyamayacağını vurgulayarak, "Ülkemize ve demokrasiye olan inancımızla hep

Reklam
Reklam

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, kısa vadeli dalgalanmaların kendilerini uzun dönemli hedeflere odaklanmaktan alıkoyamayacağını vurgulayarak, "Ülkemize ve demokrasiye olan inancımızla hep birlikte katma değer yaratmaya, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya ve gücümüzü aldığımız ülkemizin kalkınması için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Koç Topluluğu Yayını Bizden Haberler Dergisi'nin kasım ayı sayısında, 28. Anadolu Buluşmaları'na katılan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç ve Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu'nun konuşmalarına yer verildi.Ömer Koç, Türk iş dünyasının öncü kuruluşu olarak dürüstlüğe ve adalete dayalı iş ahlakından ürün kalitesine, markadan teknoloji gücüne kadar her zaman en yüksek standartları hedef aldıklarını belirtti.Türkiye'nin gurur kaynağı olan müesseseler ve insanlar kazandırmaya devam ettiklerini vurgulayan Koç, "Yıllardır iftiharla taşıdığımız bu bayrak, değerli bayilerimizle birlikte ülkemiz için yarattığımız en büyük değerdir." değerlendirmesini yaptı.

Koç, dünyadaki son toplumsal ve ekonomik gelişmelere değinerek, dünya genelinde politik ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini dile getirdi.Rekabet koşullarının her geçen gün zorlaştığına işaret eden Koç, şunları kaydetti:

"Liberal ekonomik düzenin istikrarını yitirdiği bir ortamda iş dünyası, yeni yatırımlar konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalıyor. Dünün siyasi ve ekonomik gerçekleriyle bugünü anlamak imkansız hale geldi. Yarını okumak ise kehanet addediliyor. Çin, bir yandan ekonomisini giderek daha liberal hale getirirken diğer yandan 'Bir kuşak bir yol' projesiyle kendi hinterlandında ekonomik ve politik iş birliğine önderlik ediyor. Kapitalizmin, serbest piyasa ekonomisinin ve tam rekabetçiliğin beşiği olan Amerika, gümrük vergilerini artırıyor ve daha içe dönük politikalar benimsiyor.

İngiltere gibi köklü demokrasi kültürüne sahip bir ülkede bile politikacıların basiretsizlikleriyle sürüklendikleri Brexit sürecini daha da büyük bir kaosa dönüştürmeyi başarmış olmaları hayret verici. Son haftalarda dünyanın en büyük finans merkezlerinden Hong Kong'da, Güney Amerika'nın en müreffeh ülkesi Şili'de, Avrupa'nın en güzel şehirlerinden Barselona'da, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yüz binlerce insanı sokağa döken sebepler farklı olsa da küresel ölçekte yayılan mutsuzluğu endişe verici bir ortak payda olarak görüyorum."

Koç, böylesine şanssız zamanlarda hukuki çerçeveyi ayakta tutacak sağlam kurumsal mekanizmalar gerektiğe dikkati çekerek, "Her şeye rağmen Amerika ve İngiltere'de, yargı ve denetleme mekanizmalarının siyasi baskılardan ari olarak işleyişini görmek insanı bir nebze ferahlatıyor. Bu, önemle not edilmesi gereken bir husustur." görüşünü paylaştı.