CHP'den Türkiye'nin kalbinde görkemli başlangıç
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Aday Ofisi açılışında konuşuyor.Özel'in açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:"Bu bina, bu bina 1978'de genel başkanımız Bülent Ecevit tarafından tarafından açıldı. Altıncı genel merkezimiz burası. Geçen hafta gözyaşlarıyla uğurladığımız Altan Öymen'in genel başkanlık yaptığı, biraz önce sevgiyle selamladığınız Hikmet Çetin'in genel başkanlık yaptığı, Türkiye'de sol bölündü, umutsuzluğunu ortadan kaldıran SHP-CHP genel merkezlerinin bir araya geldiği, Sayın Karayalçın'la Deniz Baykal'ın partilerimizi birleştirdiği birleşmenin genel merkezi burası.
Önünde Bülent Ecevit'in, Karaoğlan'ın, Kıbrıs Fatihi'nin ve partimizin yürütmede en yüksek noktaya gelmiş son siyasetçisinin heykelinin dimdik durduğu ve bugün yeni bir başlangıçla partimizin yeniden iktidara yürüyeceği ve bu ofisin açılmasıyla birlikte iktidar yürüyüşünde adımların sıklaşacağı, hızlanacağı, adımlara adımların katılacağı, omuzların omuzlara değeceği bir büyük yürüyüşü yine buradan, bu güzel mekandan başlatıyoruz.
Bir darbenin izlerini taşıyan, darbecilerin elimizden aldığı, kapattığı, Devlet Güvenlik Mahkemesi yaptığı, DGM olarak çok sayıda yoldaşımızın sorgulandığı bu binayı yıllar sonra büyük mücadelelerle aldık. Bir darbeye yenilmeyen, ezilmeyen ve oradan dimdik çıkan bu bina şimdi bir başka darbeye, 19 Mart darbesine yenilmeyenlerin, gerilemeyenlerin, o darbeye teslim olmayanların, direnenlerin mücadelesinin simge mekanı olacaktır. Buraya sahip çıkmaya hoş geldiniz, şeref verdiniz."
19.09 - İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okudu.İmamoğlu, mektubunda şu ifadeleri kullandı:
"Kıymetli yol arkadaşlarım, değerli vatandaşlarım, canım milletim. Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizin açılışına hoş geldiniz.
Eşit haklara sahip vatandaşların, özgür ve adil seçimlerle yöneticilerini belirlemesi cumhuriyetimizin temelidir, demokrasimizin asli şartıdır. O nedenle ülkenin çok kötü yönetildiği en zor zamanlarda, en kara günlerde bile içimizde hep bir umut vardır. Bir pazar günü sandığa gider, iktidarı değiştiririz. Hayatımızın seyri değişir diye düşünürüz. Milletimize bu umudu, bu özgüveni Gazi Mustafa Kemal Atatürk verdi. Hiç kimse geri alamaz.Zaman zaman milleti hiçe sayarak kendini devletin sahibi zannedenler oldu. Fakat tarihimiz, devletin asıl sahibinin millet olduğunu, iktidarların geçici, milletimizin hayal ve hedeflerinin ise kalıcı olduğunu bizlere gösterdi.Cumhurbaşkanlığı aday ofisi, her şeyden önce, milletimizin cumhuriyete ve demokrasiye bağlılığının, milli iradenin üstünlüğüne olan inancının ifadesidir. Milletimizin eşit şartlarda, mertçe yürütülecek bir siyasi rekabet talebinin ifadesidir. Bu nitelikleriyle burası bir partinin, bir şahsın değil, milletin ofisidir. Eksiksiz tüm milletindir.Burası milletimizle birlikte tarih yazacağımız bir merkez olacaktır. Değerli yurttaşlarım, demokratik siyasetin özü, toplumun ortak menfaatlerine hep birlikte barış içinde ulaşmak, ülkenin sorunlarını uzlaşı ve işbirliği içinde çözmektir. Bu da çok sesliliği, düşünce ve ifade hürriyetini gerektirir. En geniş mutabakatın, en büyük uzlaşmanın peşinde koşmayı gerektirir. Cumhurbaşkanlığı aday ofisi, demokratik siyaset anlayışıyla ülke sorunlarına köklü ve kalıcı çözümler üretmek ve mutlaka zafere ulaşmak amacıyla yola çıkıyor.
Herkes çok iyi bilsin ki peşinde olduğumuz tek zafer, ortak aklın, ortak vicdanın zaferidir. Peşinde olduğumuz zafer, milleti içine düştüğü durumdan kurtarmaktır. Türkiye'yi geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, çalışkan, özgür ve mutlu insanların ülkesi haline getirmek için yola çıkıyoruz. Çalışmanın, üretmenin kıymeti bilinsin. Herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alabilsin diye yola çıkıyoruz. Herkes için her yerde adalet hakim olsun. Kimse kendisini eşitsizliğe, ayrımcılığa uğramış hissetmesin diye yola çıkıyoruz. Herkes için her yerde hürriyet hakim olsun. Kimse kendisini haksızlıklar, imkansızlıklar yüzünden kısıtlanmış, sınırlanmış hissetmesin diye yola çıkıyoruz. Herkes evde, sokakta, iş yerinde, okulda, hastanede, güvende ve güvencede olsun diye yola çıkıyoruz. Devlet, herkesin devleti olsun. Adaletinden ve gücünden sual olunmasın. Herkesin sonuna kadar yanında olduğunu bildiği, herkesi güvende hissettiren güçlü bir devlet olsun diye yola çıkıyoruz.
Ve biz elbette Türkiye'yi çok daha güçlü, zengin ve büyük bir ülke yapacağız. Biz gücünü, zenginliğini, büyüklüğünü istisnasız tüm vatandaşlarına, özgürlük, refah ve mutluluk olarak yansıtan bir Türkiye'yi hep birlikte kuracağız. Sadece bir kişi, bir kadro, bir program değişikliği değil, büyük bir zihniyet değişikliği vadediyoruz. Tek adam rejimi, devletin işleyişindeki temel değerlere, kurum ve kuralların gücüne, devlet-millet ilişkilerine, siyaset yapma biçimlerine, toplumsal birlik ve dayanışma duygusuna çok büyük zararlar verdi, erozyonlara yol açtı. Biz ülkemizin tüm meselelerini hukukun üstünlüğüne ve kuvvetler ayrılığına dayalı, çoğulcu, demokratik bir anlayışla çözeceğiz.
Biz ülkemizin tüm meselelerini eşitlik, adalet, özgürlük değerlerine tam bir bağlılıkla çözeceğiz. Biz ülkemizin tüm meselelerini birlik ve dayanışmaya, kardeşçe yaşamaya duyduğumuz inanç ve güvenle ve hep ortak aklın rehberliğinde çözeceğiz. Vadettiğimiz zihniyet değişikliğinin halkın ihtiyaç ve taleplerini karşılamada, şehirlerimizin sorunlarını çözmede ne kadar etkili olduğunu yerel yönetimler ölçeğinde kanıtladık. Her birisi kendisini Türkiye ittifakının belediye başkanı olarak hisseden başkanlarımız icraatçı ve halkçı politikalarıyla vatandaşın gönlünde çok güçlü ve çok güzel bir yer edindiler. Ankara'da Mansur Yavaş Başkanımızın, Antalya'da Muhittin Böcek'in, Adana'da Zeydan Karalar'ın, Mersin'de Vahap Seçer'in, Adıyaman'da Abdurrahman Tutdere'nin, Manisa'da rahmetli Ferdi Zeyrek kardeşimizin ve burada isimlerini sayamayacağım tüm diğer değerli belediye başkanlarımızın büyük başarıları bir tesadüf değildir. Bizler herkes için, her yerde, önce adalet, önce hak ve hürriyet diyen bir anlayışla, tam bir seferberlik duygusuyla çalıştık, çalışıyoruz. Yerel yönetimlerde sergilediğimiz zihniyet farklılığı, ortaya koyduğumuz olağanüstü performans ve arkamızdaki olağanüstü halk desteği, hukuk görüntüsü altında bizlere karşı yürütülen siyasi saldırının en önemli sebeplerinden biridir. Ama ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar. Çünkü hiçbir iktidar hakikati, milletin sevgisini, takdirini değiştirmeye muktedir değildir. Ama millet büyüktür ve millet iktidarı değiştirmeye muktedirdir.''