Başkan Öküzcüoğlu'dan Alaşehir'in kurtuluşunun 99.yıl dönümü mesajı

Başkan Öküzcüoğlu'dan Alaşehir'in kurtuluşunun 99.yıl dönümü mesajı

Reklam
Reklam

 

Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehirın  düşman işgalinden kurtuluşu nedeniyle yayınladığı mesjla tüm alaşehirlilerin  kurtuluş gününü kutladı.''Bu yıl Alaşehirimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 99. yıl dönümünü kutluyoruz.'' diyen Öküzcüoğlu''30 Ekim 1918 tarihinde Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması, yüzlerce yıldır Anadolu coğrafyasını mesken tutmuş ve kendine yurt edinmiş olan bir millete vurulmaya çalışılan bir zincirdi''dedi.
24 Haziran 1920 tarihinde Yunan ordusunun Alaşehir Belediye binasına gelmesiyle  işgalin başladığını hatırlatan Öküzcüoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 30 Ağustos günü kazanılan Büyük Zafer’le sona yaklaşmış, 5 Eylül sabahı Türk ordusunun Alaşehir’e girmesiyle son bulduğunu söyledi.laşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu  konuya ilişkin yayınladığı mesaj şöyle:
''İtilaf Devletleri, Anadolu toprakları üzerindeki işgal planlarını, Yunanlıların İzmir’i işgal etmesiyle uygulamaya başlamışlardır. Bu durum özellikle Batı Anadolu üzerinde büyük bir tehdit oluşturmuştur. Savunmasız bırakılan devletin durumu karışışında Anadolu halkı, kendi kurduğu Kuva-yı Milliye adı verilen gönüllü birliklerle düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı oyalayarak, Millî Mücadele’nin teşkilatlanma çalışmalarına zaman kazandırmıştır. Batı Anadolu’da ilk Kuva-yı Milliye birliği 30 Mayıs 1918 günü, Ödemiş’te kurulan ilk örgütten sadece yarım gün sonra oluşturularak tarihteki yerini almıştır. Bu birlik Alaşehir’de Mustafa Bey tarafından kurulmuş, Kaymakam Bezmi (Nusret) Bey, başından beri Kuva-yı Milliye’nin kurulmasında silah ve cephane vererek destek olmuştur.
Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı oluşturulacak savunma hattının belirlenmesi, silah ve mühimmat ihtiyacının karşılanması amacıyla düzenlenen Alaşehir Kongresi’ne ev sahipliği yapması, bu şehrin önemini arttırmıştır.
Mustafa Bey, Alaşehir Kongresi’nin düzenlenmesinde de görev alarak, Millî Mücadele’ye olan katkılarını sürdürmüştür. Kongreden sonra Çerkez Ethem’le cephede yaptıkları egemenlik mücadelesi, üzerinde önemle durulması gereken konulardan biridir.
Alaşehir’in kurtuluşunu anlatacaksak bunu anlatmaya Alaşehir Kongresinden başlamamız gerekir. Tıpkı Erzurum ve Balıkesir kongreleri gibi İstanbul Hükümetinden bağımsız olarak toplanmıştır. Aldığı kararlar ve toplanışı bakımından yerel bir kongredir ancak sonuçları bakımından ulusaldır. Çünkü ilk kez İstanbul Hükümeti’ne net bir şekilde karşı çıkıldığı görülmüştür. Böylece yeni bir direniş başlatma yolunda en önemli adımlardan birinin atıldığı resmi şekilde kendini göstermiştir. Üstelik başlayan direniş hareketi de kongre sonrası giderek daha çok kişi toplamaya başlamıştır.
İşgal yıllarında derinlerde başlayan bu isyan, 16 Ağustos 1919 tarihinde düzenlenen Alaşehir Kongre’sinde alınan kararlarla büyük bir çığlık haline gelmiş ve Milli Mücadelenin sesi olmuştur.
Alaşehir'i Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. Kurtuluş Savaşı'nda işgal edilen Anadolu topraklarını düşmanın elinden kurtarmak için Kuva-i Milliye saflarına katılan Kara Fatma, Gördesli Makbule, Elif Ana’nın kahramanlıklarının anlatıldığı gibi "Kadın Efe" lakaplı Alaşehirli Ruhiye Hanım’ı da anlatır bu topraklar. Milli bağımsızlığımıza gem vurmaya çalışan işgalcilere karşı başkaldırmış, Kurtuluş Savaşı’nın hepsini toplasanız iki elin parmaklarını geçmeyecek kadın savaşçılardan bir tanesidir Alaşehirli Ruhiye Hanım.
Alaşehir’in kurtuluşunu anlatılırken bu kişilerin isimlerini unutmamak gerekir.
Alaşehir Kongresinin düzenlenmesinde, Alaşehir Kuvâ-yı Milliyesinin ve Alaşehir Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin oluşturulmasında; Hüseyin Paşazade Mustafa (Mustafa Şahyar), Belediye Reisi Galip Bey, Mütevellizade Akif ve Tevfik Beyler, Ethembeyzade Ömer, Kuşakçızade Raşit, Hacı Musazade Eyüp, Hasağası Ömer ve Hoca Hüseyin Hüsnü Efendi gibi Alaşehirli vatanseverler başı çekmiştir.
Ayrıca Alaşehirli Ruhiye Hanım ve Kaymakam Bezmi Bey gibi Milli Mücadelede bugüne kadar isimleri pek duyulmamış bu kişiler, yaptıkları hizmetlerle ve bağımsızlığımıza verdikleri katkılarla yüzyıllar geçse de bu topraklarda unutulmayacak izler bırakmışlardır.
Bağımsızlık için verilen mücadelede Alaşehir, kararlı ve öncü bir tutuma sahip olmuştur. Tarihin sayfalarında anılacak kahramanlarıyla bölgenin işgale karşı direnişinde etkin bir rol üstlenmiştir.
Binlerce yıllık medeniyetlerin buluştuğu “Şehri Âlâ” Alaşehirimizin düşman işgalinden kurtulduğu 5 Eylül tarihi bizim için bu nedenle çok önemlidir. Her yıl aynı ruh ve heyecanla, atalarımızın bizler için yaptıklarını unutmadan düşman işgalinden kurtuluşumuzu kutlamaya devam edeceğiz.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal, ya ölüm” parolasını kabul ederek bağımsızlığımız için canlarını hiçe sayan atalarımızın bizlere emanet ettiği bu kutsal toprakları bizden sonraki nesillere aktarmak için bizler de üzerimize düşen tüm vazifeleri yerine getireceğiz.
Bu cennet vatanı büyük fedakarlıklarla bizlere armağan eden, başta cumhuriyetimizin mimarı, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu kutsal vatan toprağı için canlarını feda eden, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, şükranlarımı sunuyorum.