Balaban, "CHP, İnsan Haklarının Güvencesidir"
CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban,CHP İl Kadın Kolları Başkanı Şadiye Uysal, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Sergen Akpir, CHP İnsan Haklarından ve Hukuk İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av
CHP Manisa İl Başkanı Semih Balaban,CHP İl Kadın Kolları Başkanı Şadiye Uysal, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Sergen Akpir, CHP İnsan Haklarından ve Hukuk İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av. Yiğit Özcan ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde basın toplantısı düzenledi.
CHP Manisa İl başkanı Semih Balaban yaptığı açıklamada, son yıllarda Türkiye’de insan hak ve özgürlüklerinin gerilediğini ve bunun sebebinin siyasi iktidarın uyguladığı politikalar olduğunu ifade etti. CHP İl Başkanı Balaban “Ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğunu söyleyebilmekten, corona virüs salgınında sağlıklı yaşam hakkımızı kullanabilmekten ne yazık ki çok uzağız. İçinde yaşadığımız tek adam rejimi, hukukun üstünlüğünün değil üstünlerin hukukunun meşrulaştırılmaya çalışıldığı çarpık, çürümüş bir rejimdir. Ülkemizde hak ihlalleri katlanarak artmıştır. Ülkemizin hak ve özgürlüklerinin karnesi, eşit-özgür ve adil bir dünya için mücadele eden bizler ve hak savunucuları açısından hak etmediğimiz bir utanç tablosudur. Türkiye özgür olmayan ülkeler kategorisinde yer almış, son 10 yılda dünya genelinde özgürlüklerin en çok gerilediği ikinci ülke konumuna düşmüştür. Hukukun üstünlüğü endeksinde Türkiye 2020 yılında 128 ülke içinde 107 sıraya gerilemiş. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurularında 9 bin 250 başvuruyla ikinci sırada yer almıştır.” dedi
“CHP, İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN ÖNLENMESİNİN GÜVENCESİDİR”
CHP İl Başkanı Balaban, Türkiye’de insan hakları ihlallerinin tek güvencesinin CHP olduğunun altını çizerek, “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan ve 37. Olağan Genel Kurultay delegelerimizin tamamı tarafından imzalanan 2. Yüzyıla Çağrı beyannamemizde yer aldığı gibi iktidarımız döneminde güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilecektir. Düşünceyi ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğü koşulsuz güvence altına alınacaktır. Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları üzerindeki her türlü baskıya son verilecektir. Medya özgürlüğü evrensel ölçülerde güvence altına alınacaktır. Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. Saray iktidarı unutmamalıdır ki bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar. Dokunulmaz, devredilemez, ertelenemez olan temel hak ve hürriyetleri hiç kimsenin, hiçbir rejimin, hiçbir iktidarın geri alma hakkı yoktur. CHP, sağlık hakkından yaşam hakkına, eğitim hakkından barınma hakkına, temel haklarımızın önündeki erişim engellerinin kaldırılmasının ve insan hakları ihlallerinin önlenmesinin güvencesidir” dedi.
“İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİN TEK KAYNAĞI CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ”
CHP İnsan Haklarından ve Hukuk İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av. Yiğit Özcan ise açıklamasında, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sisteminin başlamasıyla birlikte insan hakları ihlallerinin de artmaya başladığına dikkat çekti.
CHP İl Başkanı Yardımcısı Özcan yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı sistemi vaad edildiği gibi İnsan Hakları İhlallerine çözüm olmayı bırak bunların artmasına sebep olmuştur. Türkiye bugün Cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte sürekli bir OHAL ortamında yaşamakta, tüm toplumun kaderi bir kişinin kalemine bağlanmaktadır. Bu hiçbir demokratik ülkede kabul edilebilecek bir durum değildir. Kuvvetler ayrılığına yapılan saldırılar ve yargı erkine yapılan müdahaleler sonucunda bizler ülkemizde alınan yanlış kararlara değil doğru kararlara, hukuka uygun kararlara şaşırır duruma geldik. Bunun tarihin hiçbir sayfasında açıklanamayacak bir dönem olduğunu bir kez daha açıklıyoruz.” diye konuştu.
“TÜM BU SORUNLARIN ÇÖZÜMLERİ CHP İKTİDARI İLE MÜMKÜNDÜR”
CHP İl Başkan Yardımcısı Av. Yiğit Özcan açıklamasında, Türkiye’de insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesinin tek yolunun parlamenter sisteme geri dönülmesin olduğunu dile getirerek, “2020 yılının sonuna geldik. Ülkemizde 2020 yılının ilk 10 ayında 1736 işçi hayatını kaybetti. Salgın sürecinde de ‘esnek çalışma’ garabeti ile çalışmak zorunda bırakılan işçilerden 368’i Covid-19 sebebiyle hayatını kaybetti. Bu bir insan hakları ihlali değilse, bu bir işçi katliamı değilse nedir? CHP iktidarında işçinin hakkını şimdi olduğu gibi önce biz savunacağız, insan haklarına uygun bir çalışma ortamı yaratacağız. Sadece iş cinayetleri değil, kadın cinayetlerini de bitirmeye talibiz. 2020 Aralık ayına kadar 275 kadın katledildi. Kadınların, en temel hak diyebileceğimiz yaşam hakkı ellerinden alınırken, siyasi iktidar ucube açıklamalarla şiddete çanak tutuyor hatta kimi zaman artmasına sebep oluyor. CHP olarak her zaman kadınlarımızın yanında olmaya ve onların en temel hakkı olan yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Ülkemizde yaşanan ihlallerin çözümü parlamenter sisteme geri dönülmesinde, yargı erkinin bağımsızlığını tekrar kazanmasında, ortak akılla mevcuttur. Tüm bu sorunların çözümleri CHP iktidarı ile mümkündür.” dedi.